Akbay; “Yapılan her iş sahtekarlıktır!”

Çine DP İl Genel Meclisi Üyesi Akbay, sınır tartışmaları süren Karpuzlu Turguttepe’deki RES türbinleri hakkında net açıklamalarda bulundu.

Akbay; “Yapılan her iş sahtekarlıktır!”
Özel Firma’ya ait şalt binasının dahi Muğla sınırları içinde kaldığının belgelerle ortada olduğunu vurgulayan Akbay, yapılan her işin sahtekarlık ve düzmece olduğunu iddia etti.

Kurulum çalışmalarına Milas ve Karpuzlu ilçe sınırlarının kesişim noktasında 2011 yılında başlayan Oynalan Turguttepe mevkiindeki 12 adet 24 MW gücünde Rüzgâr Enerjisi Santrali (RES) hakkında Aydın İl Genel Meclisi’ne o dönemde sınır tespitine ilişkin soru ve araştırma önergesi vererek ilk kez gündeme taşıyan Çine DP İl Genel Meclisi Üyesi Gültekin Alp Akbay, yılan hikayesine dönen sürece açıklık getirdi.

RES Çalışmasının 2011’de CHP Aydın Milletvekili ve iş adamı Osman Aydın tarafında söz konusu mevkide başlatıldığının altını çizen Akbay, “Bu yatırımın Aydın hudutları içinde gösterilerek, Muğla ili sınırlarına kurulduğu konusunda Muğla İl Genel Meclisi’nin bir çalışma yaptığını öğrenmem sonrasında Meclis Başkanlığına verdiğim soru önergesiyle konuyu gündeme o dönem ilk ben taşıdım. Soru önergesine tatminkar bir cevap alamamam üzerine ayrı bir soru önergesi daha vererek konunun araştırılmasını istemiştim. O dönemde Karpuzlu Turguttepe RES Alanı’na gidildi. Çünkü Muğla İl Genel Meclisi’nin aldığı karara göre, 9 RES Türbininin Muğla sınırları içinde, 3’ünün de Aydın il sınırları içinde kaldığı ve buna rağmen yatırımın Aydın’da gösterilerek, gerekli izinlerin Aydın’dan alındığı ve bunun hukuka uygun olmadığına dair ellerinde raporlar vardı.” dedi.

“Aydın’ın yaşadışı bir kuruşa bile ihtiyacı yoktur”

Söz konusu mevkiide 2011’de İl Özel İdare’nin ilgili komisyonunca çalışma yapıldığı ve alınan kararın Muğla’nın aldığı kararın tam aksine RES türbinlerinin 9’unun Aydın’da ve 3’ünün de Muğla’da olmasını, gerçek gün gibi ortadayken anlamadığına dikkat çeken Akbay, “Ben bu karara ret oyu veren tek İl Genel Meclisi Üyesi’yim.  Aydın İl Özel İdaresi’nin yeterli çalışmayı yapmadığını beyan ettiğimde CHP grubu tarafından sözlü saldırıya uğradım. Grubu olan partiler ve daha çok CHP olmak üzere şahsımı, Aydın’ın gelirlerini engellemekle suçladılar. Halbuki olaya o yönden bakmamak gerekiyor. Aydın’ın yasadışı elde edilmiş bir kuruşa bile ihtiyacı olmadığı, yapılan her işin hakkaniyete uygun olarak yapılması gerektiği gerçeğini ben o dönemde CHP grubuna anlatamadım. “ dedi.

“Yapılan her iş sahtekarlıktır”

Aydın ilinde DP’den seçilmiş tek İl Genel Meclisi üyesi olan Akbay, CHP’li İl Genel Meclisi üyelerinin genelde memleket menfaatleri değil,  grup menfaatlerini düşündüğünü ve Karpuzlu Turguttepe Mevkii’ne RES yatırımı yapan CHP Milletvekili olduğu için konuyu örtbas ettiklerinin altını çizerek, “Gerek Aydın, gerekse Muğla İl Genel Meclisi’nde de CHP iktidar grubudur. Bu olay o dönemde örtbas edildi. Muğlalıların da sorumluluğu vardı. Yapılan her iş, düzenbazlıktır, sahtekarlıktır, hokkabazlıktır.” ifadelerini kullandı.

2011’deki komisyon raporuna bile bakılacak olunursa 3 RES Türbinin Muğla’da gözükmesinin dahi ayrı bir izin gerektirdiğine dikkat çeken Akbay, “Bu projeyi ispanyollara satan CHP Milletvekili bellidir. Aydın İl Genel Meclisi’ndeki CHP grubu, partililerini kollayarak hukuksuzluğa çanak tutmuştur.” dedi.

“Biz bu olayları İbrahimkavağı’nda da yaşadık”

Kendisinin sürece ilişkin o dönemde de ifade etmeye çalıştığının, yasadışılık  olduğunu net olarak vurgulayan Akbay, “Aydın il sınırları içerisinde gösterilmek suretiyle, Muğla sınırları içinde yatırım yapılması aynı zamanda  şu manaya gelir; ‘Ben Aydın’da istediğim gibi at koştururum, kimse bana engel olamaz ve ben istediğim her şeyi yapabilirim, Aydın benden sorulur’ Biz bunun mücadelesini yaptık. Fakat önümüzdeki günlerde bu sınır tartışmasının bakanlığa taşınmakla kalmayacak yargıya da intikal edecek. Bu konunun yargıya taşınacak olması Aydın İl Genel Meclisi’nin olaya ne kadar lakayt kaldığının açıkça göstergesidir. Bu CHP’nin memleket menfaatleri değil, yalnızca kendi partililerinin menfaatlerini gözettiğinin açık bir göstergesidir. Biz bu olayları İbrahimkavağı’nda da yaşadık. “ şeklinde konuştu.

 

“Devlet, özel firmanın haritasıyla iş yapıyor”

CHP’li meclis üyelerinin Milletvekillerine sahip çıkmak zorunda oldukları için bu hassas konuyu ısrarla örtbas ettiklerine işaret eden Akbay, “Ben bunu ortaya çıkardım. Gerekli mücadeleyi yaptım. Tamamen yapılan iş, Aydın İl Özel İdaresi’nin bir harita üzerinde Karpuzluda’dır ibaresi ile alakalı. Ben bu belgeyi buldum çıkardım. Bu belge Karpuzlu Kadastro Fen Memurluğunca, Aydın İl Özel İdaresi’ne verilmiş.  Yazının içeriğindeki ibarelerde, ”Firmanın bana getirdiği haritaya göre, söz konusu yer Karpuzlu sınırları içindedir” cümlesi geçiyor. Yani koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti, özel bir firmanın haritasıyla iş yapıyor. Kendi memurunu gönderip, bu yer nerededir diye sormuyor ya da birileri bunun sorulmasına engel oluyor. O haritanın sahte olup olmadığı da araştırılmalı” ifadelerini kullandı.

“Şalt binası bile Muğla sınırlarında”

Aydın’ın gelir elde edecek olmasına karşı çıktığı ileri sürülerek şahsına karşı CHP İl Genel Meclisi üyelerince sözlü saldırıda bulunulmasına da o dönem çok yadırgadığını vurgulayan Akbay, “Ben bu CHP anlayışına, Aydın’ın 1 kuruş bile yasadışı, ahlakdışı yollardan elde edilmiş paraya ihtiyacı olmadığını izah edemedim. Hiç kimse beni anlamak istemedi. Tabi gelinen noktada, bu işi bakanlıkta çözemez bu iş mahkemelik olur.  Firmanın şalt binası bile belgeleriyle ortadır, Muğla sınırları içinde kalıyor. Kesinlikle  haritanın sahte olup olmadığı araştırılmalı. Bu tamamen bir düzmece, düzenbazlık. Yatırımı Aydın’da göstererek gerekli izinleri kendi istediği koşullarda almışlar, Muğla’ya hiç bulaşmamışlar. İşi zorlaştırmadan başka şekilde halletmek için  böyle yapılmış ve neticede Muğla sınırlarına tecavüzde bulunulmuş. Ancak tekrar vurguluyorum. CHP’li Aydın ve Muğla İl Genel Meclisi üyeleri ortak hareket etti. Tabi görev süresi sona gelince herkes sorumluluğunu yerine getirmek zorunda. Biz bu konunun bakanlığa taşındığını o dönemde biliyoruz. Buna gerekli tepki gösterilmesi gerekiyordu fakat gösterilmedi!” dedi. (Murat TAN)

Güncelleme Tarihi: 15 Kasım 2013, 01:25
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner130