banner323

Cevap ve düzeltme metnidir

Haberugur.com sitemizde yayınlanan "CHP'li Güneş ya tutarsa deyip göl'ü üstüne geçirmiş" başlıklı haber için Hurşit Güneş tarafından gönderilen cevap ve düzeltme metnidir.

Cevap ve düzeltme metnidir
banner269

CEVAP VE DÜZELTME METNİ

1- İnternet sitenizde, 19 Ekim 2012 tarihinde, "CHP'li Güneş 'ya tutarsa' deyip 'göl'ü
üstüne geçirmiş" başlığını taşıyan ve müvekkilim  Hurşit Güneş'in fotoğrafını da ihtiva eden bir haber yayımlanmıştır. Haberde, müvekkilimin, Babalı Köyü 161 ada 36 parsel sayılı 645 dönüm araziyi 'bizim diyerek' ailesi adına 'tapulandırdığı' iddia edilmekte ve müvekkillerim kanuna aykırı işlem yapmakla itham edilmektedir.

2- Sözü edilen haber, taraflar arasında davalar bulunduğu haber metninde belirtilmesine rağmen, en küçük bir araştırma yapma zahmetine girişilmeksizin, hatta sözü edilen dava dosyasına dahi bakılmaksızın, sadece bir tarafın beyanlarına itibar edilerek hazırlanmıştır. Müvekkillerimin görüşleri alınmaksızın hazırlanan ve üslup ve içerik itibariyle bir siyasi linç mahiyetinde olan, üstelik maddi hatalarla dolu bulunan bu haberin amacının müvekkillerimi kamuoyu nezdinde zor duruma düşürmekten ibaret bulunduğu açıktır.

3- Her şeyden önce şu hususu önemle belirtiriz ki sözü edilen arazi 'göl' değil, kadim ziraat arazisidir. Kışın aşırı yağış yağdığında sele maruz kalması, bir ziraat arazisi olan bu taşınmazın göl olarak adlandırılmasını gerektirmez. Ölçeği ne olursa olsun, eski veya yeni hiçbir haritada da böyle bir göl görülmemektedir. İçerisinde göl kelimesi geçmesine rağmen, 'Kamış Gölü' tabiri bir gölü değil, bir mevkii işaret etmektedir. Nitekim, müvekkillerime ait tapu kayıtlarında taşınmazların bulunduğu mevki 'Kamış Kışlası' olarak gösterilmektedir.

4- 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 161 ada 36 parselin de aralarında bulunduğu bazı taşınmazlar tapu kayıtlarına dayanılarak Güneş ailesi adına tesbit edilmiştir. Bu kadastro tesbitine karşı Babalı Köyü Tüzel Kişiliği ve bazı şahıslar, taşınmazların kendileri tarafından kullanıldığını ileri sürerek dava açmışlardır. Tapulu taşınmazlarda zilyedlik iddiasının dinlenilemeyeceği açıktır.

5- Bu taşınmazlar Aralık 1900 tarihinde Yörük kabilesinden Deli Mustafa oğlu İbrahim ve hissedarları adına tapuya kaydedilmiştir. Bu taşınmazlar, 1920 yılında müvekkillerimin miras bırakanı Tevfık oğlu Hurşit Bey'e intikal etmiştir.

6- Bu kayıt kapsamındaki taşınmazlara Orman İdaresi'nce vaki müdahale üzerine, müvekkillerimin miras bırakanı Tevfık oğlu Hurşit Güneş tarafından malik sıfatıyla açılan müdahalenin önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda, Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.07.1945 tarihli ilâmıyla tapuların Tümbet taşınmaza ait olduğu tesbit edilmekle, Orman İdaresi'nin taşınmaza vaki müdahalesinin önlenmesine karar verilmiştir.
Ne var ki bu sırada yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanun gereğince, bu taşınmaz devletleştirilmiş ve tapu kaydı Hazine uhdesine intikal etmiştir.

7- Taşınmaz Hazine uhdesinde iken, Hazinece oluşturulan bir komisyon tarafından düzenlenen 22.07.1963 tarihli rapor ve eki haritaya dayanılarak o zamanki tapu maliki Hazine tarafından açılan dava sonunda, mahkemece verilen kararla tapu kapsamı ve miktarı mahkeme ilâmına bağlanmış ve bu şekilde 16.01.1964 tarihinde Hazine adına tapu oluşturulmuştur.

8- Bu arada, yapılan itirazların uzun yıllar süren incelemeleri sonunda, orman olmadığı halde 1945 yılında hataen devletleştirilmiş bulunan 1.320 dekar ziraat arazisinin önceki maliklere iadesine karar verilmiş ve 1965 yılında bu araziler Hazine tapusundan ifraz edilerek hak sahibi Güneş ailesine iade edilmiştir.

9- İşte, kadastro tesbiti, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13. maddesi hükmü gereğince bu tapu kayıtları esas alınarak Güneş ailesi adına yapılmıştır. İddia edilenin aksine başkalarına ait taşınmazların 'bizim diyerek' tapuya geçirilmesi kesinlikle söz konusu değildir.

10- Sırf yazıda bu şekilde bir itham yer aldığı için şunu da eklemek isteriz ki bir taşınmazı mülk edinmek için, o taşınmazın bulunduğu köyde nüfusa kayıtlı olmak veya o köyde akrabaları bulunmak gerekmemektedir. Aslında, sadece bu itham bile, yazının kasten hatalı bilgilerle hazırlanmış bulunduğunu ortaya koymaya kâfi gelmektedir.

Bu kısa açıklamanın da gösterdiği üzere, yanlış bilgiler ve dayanaksız ithamlar içeren ve müvekkilimin kişilik haklarını ağır biçimde ihlâl eden bu yayını tekzip eder ve tüm bu hususları kamuoyuna saygı ile duyururuz.

Av. M. Nedim KALELİ
Hurşit Güneş, Turgay Güneş, Nihal Ayser Turgut, Tevfık Güneş, Tülin Güneş, Nermin Solmaz Güneş, Ayşe Güneş Ayata ve Serfıraz Bilgin Vekilleri


Güncelleme Tarihi: 15 Aralık 2012, 06:05
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner471

banner472