Zeytin Karasuyu Çine Çayı’nı yine bulandırdı

Zeytin fabrikaları tarafından Çine Çayı'na bırakılan zeytin karasuyu sorunu konusunda halen çözüme ulaşılamadı.

Zeytin Karasuyu Çine Çayı’nı yine bulandırdı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2006 yılında karasu atıklarının doğaya salınmasını yasaklamasına rağmen, zeytin karasularının Çine Çayı’na bırakılması konusunda zeytin fabrikaları bildiklerini okumaya devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde de balık ölümleriyle gündeme gelen Çine Çayı’na zeytin fabrikaları tarafından bırakılan karasu atıkları, Kahramanköy’de ikamet eden vatandaşların tepkisine neden oluyor.

Akşam geç vakitlerde karasu atıklarının Çine Çayı kenarındaki iki farklı noktadan salındığını belirten Çine Kahramanköy’de ikamet eden  Türkay Uygun, “Yıllardır aynı sorunla karşı karşıyayız. Akşam hava kararınca sabaha kadar aralıksız olarak Çine Çayı’na boşaltım yapılıyor. Balık ölümlerine sebep olduğu da ortada. Özellikle geçtiğimiz günlerde kıyıya vuran balıkların haddi hesabı yoktu. Sesimizi kime duyuracağımızı bilmiyoruz.“ ifadelerini kullandı.

Yetkililerden sorunun çözümü için yardım isteyen Uygun, "Biz birilerinin ceza almasını değil tam aksine yıllardır süregelen bu soruna karşı bir çözüm bulunmasını istiyoruz. Umarım bir çözüm yolu bulunur." dedi.
 


 “Gökbel, çözüm için çağrıda bulunmuştu”

Öte yandan 144 No’lu Çine Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Enver Gökbel, 2013 Mayıs ayı içerisinde yaptığı basın açıklamasında karasuyu sorununun çözümü için Çine’deki 23 zeytin fabrikasının OSB’den yer almaları gerektiğini belirtmiş, “Biz kooperatif olarak OSB’den 11 dönüm yerin tapusunu aldık. Çine’deki 23 zeytin fabrikası da bir an önce OSB’den yer almalıdır. Çine’deki tüm zeytin fabrikaları OSB’de arıtma ve pirina işleme fabrikası yapılması için birleşmelidir. Fabrika başı 20 bin lira toplanırsa 500 bin lira eder. OSB’den de 500 bin lira alınarak, 2 milyon lira da Güney Ege Kalkınma Ajans’ından ya da Devlet’in başka ajanslarından Çine OSB’ye hibe alınırsa toplam maliyet 3 milyon lira ile Çine’nin karasuyu sorunu biter.” diyerek tüm fabrikalara çağrıda bulunmuş, fakat bu çağrısı cevapsız kalmıştı.

Başkan Gökbel aynı açıklamalarında, zeytin fabrikacılarına karasu atıkları yüzünden sık sık kesilen cezaların, fabrikaların zarar etmemeleri için sıkım ücretlerini yükseltmesine neden olacağını  belirtmiş ve bu cezaların üreticiye yansıyacağını belirterek, “Yansımaması için OSB’de arıtma kurularak bir an önce hayata geçirilmesi gerekir.” demişti.

“Hem sulama hem gübreleme mümkün”

Aynı zamanda yeni gelişmeler ışığında zeytin karasuyu üzerinde yapılan araştırmalar sonucu, içerdiği azot ve potasyum gibi çok önemli bitki besin maddeleri ve organik maddeler nedeniyle uygun işlemler sonucu toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerini dikkate alarak, sıvı ve katı gübre olarak kullanılabileceği de tespit edilmiş durumda.

Örneğin İtalya'daki zeytinyağı fabrikalarının, karasuları seyreltmeden metrekareye 50 ila 80 litre dökerek, bu yöntemin arazilere zarar vermediği, sulama yöntemiyle yapılan doğaya salım işleminin aynı zamanda gübre niyetine de geçtiği yapılan incelemeler sonucu tespit edilmişken, Çine’de ve ülkemizde bu soruna yönelik böylesine faydalı bir çözüme gidilmemesi ve yıllardır çözümsüzlük konusunda yılan hikayesine dönen karasu sorunu için vurdumduymazlığın söz konusu olması bu kadarına pes dedirtecek cinsten.

Bu konuda çalışmalar yapmakta olan Nazilli Pamuk Araştırma Müdürü Sadettin Öztürk, Aydın'da 100'ün üzerinde zeytinyağı fabrikası olduğunu, bunlardan çıkan kara suya çözüm bulunamadığını vurguladığı 2013 Eylül ayı içerisindeki açıklamasında, "1 ton zeytinin yağ haline getirilmesi için bin ile bin 300 kg. su kullanılıyor. Bu su da zeytinyağı fabrikalarında işlendikten sonra atık kara su olarak karşımıza çıkıyor. Bunun direkt doğaya salınması, tarım ve su kaynakları açısından son derece zararlı. Zeytin kara suyu atığı, çevre sağlığı açısından tehlikeli. Derelere verilirse suların kirlenmesine sebep olmakta. Buna çözüm bulunamadı, zeytin kara suyu ve çökeltisi (kek) değerlendirilemedi. Biz bu karasu ve çökeltisinin, eğer uygun zaman ve şartlarda kullanılırsa tarım için vazgeçilmez bir organik madde olduğunu tespit ettik. Bundan daha öte, içinde azot, fosfor, magnezyum ve potasyum gibi bitkinin ihtiyaç duyduğu elementleri de tespit ettik. Zeytin karasuyu, kurutulur ve uygun zamanda toprağa verilirse toprağın organik yapısını düzelttiğini tespit ettik. Doğal gübre olarak kullanacağız. Şu anda çalışmalarımız sürüyor, iki yıla kadar net bir sonuca ulaşacağız. Ümit ediyoruz ki iki yıl içerisinde üreticilerimiz de zeytin kara suyunu pamukta gübre olarak kullanmaya başlayacaklar." demişti. (Murat TAN)

Güncelleme Tarihi: 22 Ocak 2014, 03:34
YORUM EKLE
YORUMLAR
ömer ünaldı
ömer ünaldı - 6 yıl Önce

zeytin karasuyunun ne zararı olurki, pek olsa yeraltı suları kirlenir, ağaclar kurur,balıklar ölür, pis kokular gelir, hayvanlar zehirlenir bunlar önemli şeylermi, bence değil. saten önemli olsaydı koskoca kaymakamı valisi, cevre sağlık amirleri memurları bir önlem almazmı, elbet alırlar. çünkü onlar halkın yanında olan kişiler, aldıkları paraları helaliyle yiyen insanlar onun için bizleri bizden çok onlar düşünür, bizler boşuna düşünerek kendimizi meşgul etmeyelim, o büyük insanlar doğrunun yanında halkın yanında olan insanlar... benim güvenim onlara tam.... neyse daha fazla şebeklik yapamayacağım.. yaziklar olsun hepi̇ni̇ze, utanmiyorsunuz deği̇lmi̇ o akan caylarin, dereleri̇n yanindan, köprüden gecerken o i̇çler acisi durumu görürken. hadi̇ bu pazar alin çocuğunuzu çoluğunuzu çi̇ne çayinin kenarinda pi̇kni̇k yapin, hadi̇. ama olmaz si̇zler özel pi̇kni̇k alanlarina gi̇dersi̇ni̇z, yoksa bi̇zler gi̇bi̇ ki̇rleni̇rsi̇ni̇z oralarda... si̇zleri̇n i̇çi̇ pi̇s i̇çi̇, bakipta görmeyen körler..

SIRADAKİ HABER

banner130