Vicdansızlığın böylesine de pes artık!..

Ayağına orakla saldırılarak kaderine terk edilen kısrak, Karpuzlu Tekeler Köyü girişinde ölümü bekliyor.

Vicdansızlığın böylesine de pes artık!..
banner269
Karpuzlu Tekeler Köyü girişinde, bir bahçeye otlanmak için girdiğinden ötürü ayağına orakla saldırılması sonrasında, karşı taraftan anlaşılan 1.300 Tl ile sahibi tarafından razı olunarak kaderine terk edilen ve yılkılığa bırakılan kısrak ölümü bekliyor.


Eskişehir'de bir kedinin üniversite öğrencisi bir genç tarafından vahşice katledilip görüntülerinin sosyal medyada paylaşılması, Ayvalık'ta "Deli" isimli köpeğin yoldan geçerken havladı diye sahiplerinin komşusu tarafından tüfekle vurularak öldürülmesinin ülke gündemine düşen haberler sonrası herkesin kanını dondururken, Karpuzlu Tekeler Köyü’ndeki bir kısrağın bir bahçeye otlanmak için girmesinden ötürü sağ toynağına orak ile saldırılması sonrasında kaderine terk edilerek ölüme bırakılması vicdansızlığın böylesine de pes artık dedirtecek düzeyde!..

O, bir hafta öncesine kadar sapasağlam bir kısraktı.  Bugün sağ toynağının üst kısmından aldığı ağır orak yarası ile acı içinde sendeliyor ve adeta Tekeler Köyü girişinde ibret-i alem için aç susuz ölümü bekliyor.

Her halinden belli ki küsmüş, çünkü hiçbir ses seda işitemiyoruz kendisinden. Ne kadar okşasak da yüreğimiz içimizden fırlarcasına yanaşıp bembeyaz yelelerini sıvazlasak da bir ‘gık’ sesi dahi işitemiyoruz. Kendisini bu hale getiren kişiden hakkını aramanın da ötesinde, yıllarca yükünü çektiği sahibinin 1.300 Tl aldığı para karşılığında artık azad edilmiş ve acı içinde yılkılığa terkedilmiş durumda!..

‘Mikro cerrahi şart, yapılacak bir şey yok!..’

Henüz 5-6 yaşlarında ve dikkatli bakıldığında hüznü apaçık belli oluyor. Çünkü artık kırlarda alabildiğine koşmaktan aciz. ‘O da can taşıyor’ diyerek yanına yaklaşıp bir kereliğine yarasına merhem olan yok!.. Gözlerinin hemen ucundan dökülen gözyaşı izleri vicdanları sızlatacak derecede ağır ağır süzülmüş yanaklarından!.. Artık ağlayamıyor.  Sadece daha semiz otlardan beslenebilmek için girdiği bir bahçenin sahibi tarafından nefretle ayağına orakla saldırılması, yaşama sevincini de derinden yaralamış!.. Birkaç veterinere soruyoruz, hep bir ağızdan; ‘Mikro cerrahi şart, yapılacak bir şey yok!..’ diyorlar.

“10 kere çeksen ne olacak!..”

O’nu bu hale getiren adamı bulduk. Adı Mehmet Sarıkaya; fotoğrafını her çekişimizde diyor ki; “10 kere çeksen ne olacak. Benim 3 kilometre ötede bir bahçem var. Bu hayvan bu bahçeye 15 günden beri giriyor, zarar veriyor.  Bu hayvanın 1 seneden beri sahibi tarafından dışarıya konulduğu söyleniyor. Bu hayvan için 15 günden beri köyden birkaç arkadaş, ‘senin bahçende mal var, dışarı çıkaralım’ dediler. Bahçemde işim vardı, tabi burada her taraf ormanlık orada zeytinlik ağaçlarımız var. Gittim, oradaymış. Ben bu hayvanı bir gün içinde en aşağı 4-5 defa bahçeden çıkardım ama tutamadım. Atın sahibi Nihat Kuşaksız’ın oğlu, ‘Sen tutamazsın, o şekere alışkındır’ dedi. Ertesi gün bir daha gittim aynı bahçenin içinde duruyordu. O’nu oradan çıkardım buraya köye kadar getirdim.” ifadeleriyle kendini savunarak açıklamalarına şu cümlelerle devam etti.

“Kasti olarak vurmadım, hatayla oldu”

‘Köy içinde bıraktım bu artık gitmez dedim. Ertesi gün tekrar vardığımda bahçenin içindeydi. Çocuğum ile birlikte çıkarmaya çalıştık. Bahçenin geniş olmasından dolayı bir oraya bir buraya koşuşturup durdu. En sonunda ben de koşmaya başlayınca nefesim kesildi, hayvan çıkmıyor bahçeden. 15 metre ileriden elimdeki orağı ayağına fırlattım. Fırlatınca onun ayağına denk geldi, ben ona kasti olarak vurmadım, hatayla oldu.”  

“Hayvanın değeri ne ise karşılayayım’ dedim”

“O akşam berberde traş olurken hayvanın ayağının kesildiğini sonradan duyunca hanımımla konuştum; vicdanen rahatsızım dedim. O gün akşam nalbant bir arkadaşdan atın sahibi Nihat Kuşaksız’ın telefon numarasını alarak kendisi ile konuştum. ‘Arkadaş böyle böyle hata ile oldu, senin hayvan benim bahçedeydi, benim de elimde orak vardı fırlattım o da ayağına denk geldi ve kesti. Hayvanın değeri ne ise karşılayayım’ dedim. Kendisine hayvanın değerini sorduğumda 1.300 Tl olduğunu söyledi. Ben dedim bu hayvan o kadar etmez ama gel seninle biz köylüyüz sen de ben de lazımız. Geçmişte de bir samimiyetimiz var. Ben 1.000 Tl vereyim dedim,  1.300 Tl’ye razı oldu.”

“Cambazlar, İzmir Hayvanat Bahçesi’ne kesime götürsün”

Tedavisi var ise yaptıralım demesine rağmen atın sahibi Nihat Kuşaksız’ın getirdiği veterinerin tedavi hususunda ‘olmaz’ dediği için Tekeler Köyü’ne bazı ‘cambaz’ olarak nitelendirilen alıcıların geldiğine dikkat çeken Sarıkaya, “Onlar hayvanat bahçelerindeki yabani hayvanlara yediriyorlar herhalde. Evet o hayvan ızdırap içinde. Biz atın sahibi ile diyalog kurduk anlaşalım dedik. Oğlunun eline 400 Tl para verdim. Mallarımı sattığımda 10-15 gün süre sonrasında geri kalan parayı verelim dedik. Bu hayvan böyle olalı bir hafta olmuş, yapılacak bir şey yok. Bazı köylülerimiz, hayvan ızdırap çekmesin öldürelim demişler. Ben geziyorsa öldürmeyin dedim, cambazlar geldiğinde eşek alıp satanlar geldiğinde götürseler, İzmir’e hayvanat bahçesinde kesim yapılıyor. Arada cambaz dediğimiz insanlar sokak arasında işe yaramayacak yük taşıyabilecek hayvanları parasız alıp gidiyorlar. Bu köyden belki en aşağı 30-40 tane hayvan böyle gitti. Muhtarlık sahipli olanları ilan ediyor satmayanları alıp gidiyorlar.” cümleleriyle açıklamasını tamamladı. 

“Bin Tl ne kadar caydırıcı olabilir ki”

Ülkede gündem konusu olan hayvana işkence ve eziyet vererek ölümlere ilişkin açıklamalarda, Uluslararası Hayvan Hakları Sözleşmesi'ni imzalayan bir ülke olan Türkiye'de, ne yazık ki mevcut yasalara göre, hayvana vahşet ve işkencenin yere tükürmek veya yasak yerde sigara içmek gibi "kabahat" kapsamına girdiğinini hepimiz biliyoruz.

Mevcut 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, hayvanlara yapılacak her türlü eziyeti, öldürmeyi hukuka aykırı ve suç olarak tanımlamasına rağmen yaptırımlar adli para cezasını geçmeyen cezalardan ibaret. Tıpkı yasak yerde sigara içmek, yere çöp atmak gibi kabahat olarak değerlendirilen bu yaptırımlar, bin TL'yi geçmeyen para cezaları ne kadar caydırıcı olabilir ki!..

“HAYTAP kararlı!..”

Öte yandan  Hayvan Hakları Federasyonu(HAYTAP), hayvanlara yapılan işkence ve öldürmelere verilen cezanın Kabahatler Kanunu'ndan çıkartılarak Ceza Kanunu kapsamına girmesini istemesine rağmen tüm gelişen olaylara karşın herhangi bir girişim halen müspet olarak saptanabilmiş değil!..

‘Mal değil can olarak kabul edilmeliler”

 

Hayvanlara karşı işlenen suçlarda yalnızca eğer o hayvan sahipliyse Türk Ceza Kanunu'nun 151/2 mala karşı işlenen suçlar maddesince işlem yapılabildiği, bu maddede de hayvanlar birer mal gibi değerlendirildiği ortada. Sahipli hayvana karşı suç işlenirse ancak cezası var, o da 4 aydan 3 yıla kadar hapis cezası. Ancak uygulamaya baktığımızda üst sınırdan ceza verilmediğini görüyoruz. Hükmün açıklanması geri bırakılıyor ve bu suçu işleyenin sabıkasına işlenmiyor. Bu nedenle hayvanlar mal olarak değil can olarak değerlendirilmelidir.

 

Dünyadaki bazı örneklere gelince;

 

-İngiltere'de, iki aylık köpeğinin kulaklarını kesen genç, 500 sterlin para ve 200 saat zorunlu toplum hizmeti cezasına çarptırıldı, ayrıca 10 yıl boyunca hayvan sahibi olması yasaklandı.

 

-Almanya Berlin'de, kedisini çiş yaptı diye dövüp 5. kattan atarak ölümüne neden olan sanık, 7 ay hapis cezasına çarptırıldı, ceza ertelenmedi. Mahkeme, kararında, "Hürriyeti bağlayıcı bir ceza, başka potansiyel suçluları korkutmak açısından gereklidir" dedi.(Murat TAN)




Güncelleme Tarihi: 19 Şubat 2014, 00:13
YORUM EKLE
YORUMLAR
Oya Süme
Oya Süme - 7 yıl Önce

bu gün bu konuda türkiye çapında gösteriler olurken bu haberin gelmesi inanılır gibi degil! bunu gören kisilerde neden bir hayvan koruma gurubu ile iletişim kurmadı.... neden bu hayvana yardim etmek, aci cektirmemek icin bir caba gostermedi.....

moğlalı
moğlalı - 7 yıl Önce

Allaha havalesin be adam nasıl bir vicdandır bu

ecevit köken
ecevit köken - 7 yıl Önce

arkadaşlar bunu yapan insan olamaz bence

Lily İSİK
Lily İSİK - 7 yıl Önce

ne kadar vicdansızmış , birde yaptıklarından vicdan azabı çekmeden kesilseymiş, nasıl insansın sen kullan , kullan o canı sonrada bir tarla için ayağını orakla kes sonrada kesilseymiş.... senin yatacak yerin yok... rabbim bildiği gibi yapsın....

semin long
semin long - 7 yıl Önce

hayvanlarida kendilerinden zayif ve aciz bulduklari icin tipki zarif ve narin bir kadinada bazi hoduklerin yaptigi gibi rahat rahat zulum yapmayi kendilerine hak olarak goruyorlar. hadi bakayim o zayif ve iyi niyetli olan kendine saldirmayip tepmemis zavalli fakat bir o kadar da asil olan at yerine onun sahibini bulup ona niye saldirmamis? gozu yemez cunku sikiysa ata degilde gidip sahibine saldirsaymis o kadar kizmissa beyinsiz herif! kendisini kesimhaneye goturseler ne hisseder acaba? bir an once bu isi bu hale getiren canavar tum masraflari odemeli ayrica attan ozur diletilmeli, hatta o kirdigi ayagini da opmeli diye dusunurum


Nuri Aladağ
Nuri Aladağ - 7 yıl Önce

Vicdansızlar acaba bunu yapana ceza verildimi yazıklar oldun

SIRADAKİ HABER

banner130