banner323

Çine’de, Aydın Barosu “Neyi Oyluyoruz?”

Çine’de, Aydın Barosu “Neyi Oyluyoruz?”
banner269
Türkiye’nin gündemi olan başkanlık sistemi hakkında Çine’de Aydın Borası ‘Yeni Anayasa Değişikliği ve Başkanlık Sistemini Tartışıyoruz’ paneli düzenlendi. Panelde, TBMM’de kabul edilerek halk oylamasına sunulacak olan Anayasa değişiklik teklifi detaylarıyla konuşuldu.

Çine Belediye Kültür Merkezinde, Aydın Baro Başkanı Gökhan Bozkurt konuşmacı olarak katıldığı panelde, “Egemenliğin milletten alıp, tek kişiye verilmesine ‘hayır’ diyoruz. Futbolcular bu konuda fikir beyan ettiklerinde alkışlanırken, avukatlar, baro başkanları konuştuğunda nedense garip bir şekilde eleştirilere maruz kalıyoruz” dedi. Panele, Çine Belediye Başkanı Enver Salih Dinçer, CHP Çine İlçe Örgüt Başkanı Tayfun Şahin, eski MHP Aydın İl Başkanı Fevzi Köse, eski MHP Çine İlçe Başkanı Mehmet Yavuz, avukatlar, mahalle muhtarları ve vatandaşlar katıldı.

“Cumhurbaşkanı Seçmiyoruz, Anayasa Değiştiriyoruz”

Ülkenin kaderini değiştirecek olan Referandum süreci içerisinde olduğunu söyleyen Aydın Baro Başkanı Gökhan Bozkurt, “Bu basit bir referandum değil, halkın oyuna sunulan Anayasa Değişikliği aslında bir değişikliğin ötesinde yepyeni ve adeta kurucu bir anayasadır. 18 madde ile meclisten geçirilmiş ama 70 civarında anayasa maddesini değiştiren en önemlisi de ülkenin yönetim biçimini değiştirecek bir anayasa değişikliği. Biz Aydın Barosu olarak, TBMM’de bulunan seçilmiş bütün milletvekillerine aynı mektubu gönderdik ve tarihe bir uyarıda bulunuyoruz. Sizin şu anda oluşmuş ‘TBMM’nin ve üyelerinin böyle kurucu ve yepyeni bir anayasa yapmaya hiç hakkınız yoktur’ dedik. Çünkü sizler hangi partide olursanız olun milletten milletvekili olmak için oy istediğinizde, partilerinin iktidarı için oy istediğinizde hiç biriniz bu millete eğer mecliste temsil edilirsek, milletvekili olursam, benim partim iktidar olursa bu anayasayı değiştirip, yepyeni bir anayasa koyacağız ve ülkenin yönetimini değiştireceğiz diye bir şey söylemediniz. Bu mektuplar aynen geri gönderildi milletvekillerine dağıtılmadı. Bizde faks ve maille tüm milletvekillerine tek tek tekrar gönderdik, ileride çocuklarının yüzüne bizim haberimiz yoktu, bizi uyaran olmadı diyemeyecekler. Anayasa sıradan bir yasa değildir. Anayasa o ülkenin nasıl yönetileceğini belirler, güçlü olan devlete karşı bireylerin, çocuklarınızın, hepimizin haklarını tek tek korumak için vardır. Anayasalar toplumsal bir uzlaşmayla yapılır. Toplumun birlikte yaşama şart ve koşullarını ortaya koyar. Anayasayı hazırlayıp getiriyorsunuz kimsenin haberi yok. Terörle mücadele edilirken, ekonomik sıkıntılar varken, darbe girişimi yaşadık bununla mücadele edilen bir ortamda, bunları bir kenara bırakarak anayasa değişikliğine mesai harcayan bir meclis olabilir mi? Dinlemediler. Biz anayasa değişikliğini halkımıza anlatacağız. Bu bizim asli görevimizdir. Hukuk kurumuyuz, anayasa dediğimizde hukuki bir metin, biz okuyup anlayıp, anlatmayacağız da kim anlatacak. Siyasi parti seçimiyle karşı karşıya değiliz, Cumhurbaşkanı da seçmiyoruz. Anayasa değiştiriyoruz” ifadelerini kullandı.

“Hayır Demek Neden Suç”

Neden evet dediğinizi bana anlatın diyen Bozkurt, “Evet dediğinizde her şey değişecek, Hayır dediğiniz de aslında hiçbir değişmeyecek. Bu gün var olan anayasamız, parlamenter demokratik rejimimiz devam edecek. Şu andaki anayasayı önümüze getirenler dahi 15 senedir bu sistem içinde ülkeyi yönettiklerini ve hiçbir engelle karşılaşmadıklarını kendileri söylüyorlar. Oğlan bizim, kız bizim lafıyla Profesör Doktor Burhan Kuzu söyledi. Bu sistemi korumak adına hayır demek neden suç? Eğer evet diyorsanız bu değişliği anlatmalısınız. Niye diye sorduğumuz da vatan için, millet için evet, devletin bekası, daha güçlü meclis için evet. Anayasa içinde devlet için millet için diye bir madde yazmıyor. FETÖ, PKK, HDP ve CHP hayır diyor, o zaman evet diyoruz, diyorlar. Bu çok komik, sanırsınız Sayın Başbakan’ın önüne bir metin getirdik, oy verdik, siz getirdiniz. Bize böyle anlatmayın, komisyonda sakladığınız, meclisteyken sakladığınız sır gibi sakladığını metni neden bir ihtiyaç olduğunu anlatın. PKK hayır diyor diyorsun, nereden biliyorsun? PKK resmi bir kurum mudur? Açıklamış mıdır? Bir siyasi parti midir? Bizlerde sürekli duyuyoruz ki PKK evet diyor” dedi.

“Meclis Yetkisizleştiriliyor”

Bozkurt, “Ülkeyi yöneten çoğunluk kimdir? Kimin yönetmesini beklersiniz? Başbakan’ın kimle beraber Bakanlar Kurulu ile beraber. Harcayacakları parayı nereye, ne miktarda harcayacaklarını kim belirler? TBMM belirler. Milletvekillerinin tamamı bizlerin, halkın tamamını temsil eder. Bizim vergilerimizden, dişimizden, tırnağımızdan toplanan bütçe nasıl kullanılacak? Bu değişiklikle şimdi artık meclisin böyle bir yetkisi kalmıyor. Meclis bütçeyi onaylamasa bile Cumhurbaşkanı bir önceki yılın bütçesini artırarak yoluna devam eder. Bu durumda nasıl daha güçlü bir meclis oluyor? Hükümet kurulacağı zaman TBMM’nden güvenoyu alır, almazsa göreve başlayamaz. Ülkeyi yönetemez. Güvenoyu verdiği hükümeti denetleme hakkına sahiptir, gen soru verir, düşürebilir, denetleyebilir, yüce divana gönderebilir. Şimdi bunların hiç birisi olmayacak, anayasa değişirse.”

“HSYK’ nın Adı Değişiyor”

Bozkurt, “Yasama, yasa yapma, kanun yapma TBMM’nin anayasa gereği tek elindedir. Türkiye’de hiçbir kurum anayasaya göre yasa yapamaz. Bu değişirse, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile Cumhurbaşkanı yasa çıkarmış gibi memleketi idare edebilir. Şu andaki Cumhurbaşkanımızda olur, bir başkası olur yarın bugün. Partili bir Cumhurbaşkanı düşünün, o meclisin çoğunluğu kimin partisinden oluşur? Cumhurbaşkanı meclisi fes edebiliyor. Halkın iradesini yüzde yüzünü temsil eden meclisi, belki yüzde 51 oyla seçilecek herhangi bir Cumhurbaşkanının iki dudağı arasına bırakıyorsunuz kaderini. Bu nedir? Meclis aslında yok demektir, yetkisi olmayan bir meclisin milletvekili sayısını 50 artırsanız 600’a çıkarsanız ne ifade eder. Denetlenemeyen bir hükümet sistemidir. Daha güçlü bir meclis falan söylemleri doğru değil. Yasama bu şekliyle Cumhurbaşkanına bağlanmış oluyor. Partinin genel başkanı, meclisteki çoğunluk milletvekilleri gurubunun o partinin lideri aynı zamanda yürütmeyi de tek başına yapıyor. Ne oldu yasamayı yürütmeye bağladık. Türkiye’de yargı nedir? Hakimler, savcılar, avukatlar öyle değil mi? Hakimleri, savcıları kim atar, notlarını kim verir, görevden kim alır? HSYK (Hakimler, Savcılar Yüksek Kurulu) şimdi adını değiştiriyorlar. Hakimler, Savcılar Kurulu. 13 tane üyesi var. 6’nı Cumhurbaşkanı bizzat seçiyor, 7’ni de meclisteki milletvekili gurubuna seçtiriyor, yargıyı da kendisine bağlıyor. Şöyle söyleniyor ‘Hayır efendim ben 4 kişiyi atıyorum. Aklımızla, zekamızla alay ediliyormuş gibi geliyor. Değişiklik de diyor ki; Cumhurbaşkanının yetki ve görevleri; Bakanları atar, Cumhurbaşkanı yardımcılarını da atar, Bütün yüksem bürokratların hepsini atar, bakanları atar dediğinde adalet bakanı da içinde oluyor. HSK’nın birisi adalet bakanı, diğeri de adalet bakanının müsteşarı bunları Cumhurbaşkanı atıyor, 4 tane de üye atıyor toplam 6 ediyor, bizde bunu söylüyoruz. Lafları kıvırıp, bükünce doğru söylemiş olmuyorsunuz. Yargıyı da alıp yürütmeye bağladık. Bu sisteme kuvvetler birliği denir Dünya da. Yasama, yürütme, yargı bir denetim mekanizması içerir. Demokratik devletler böyle yönetiliyor. Üç kuvvet birbirinden bağımsız oluyor. Türk Milleti adına bağımsız mahkemeler kullanır. Bütün her şeyi bir yerde toplamayın. Ortada demokratik bir hukuk devleti kalmaz.”

“Bazı Şeyler Unutulmuş”   

Bozkurt, “Anayasayı değiştirirseniz evet derseniz hükümeti doğrudan siz seçeceksiniz diyorlar. Öyle bir şey yazmıyor halk milletvekilleriyle beraber aynı gün bir Cumhurbaşkanı seçer. Cumhurbaşkanı yürütmeyi yapar. Bakanları atar, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, herkesi atar. Peki biz doğrudan bir hükümeti mi seçmiş oluyoruz yoksa bir kişiyi mi seçmiş oluyoruz? Bizde diyoruz ki herkesi atamamalı, böyle bir örnek dünyada yok. Bir denetim mekanizması var öyle kafana göre herkesi atayamazsın. Bu tek adam yönetimine götürür ya da tak kadın, kimi seçtiysek. Bu hükümeti seçeceğiniz yalandır. Değişikliklerde böyle yazıyor ben söylemiyorum. O kadar hızlı ve acemi hazırlanmış ki bazı şeyler unutulmuş. Anayasayı incelerken bir şey dikkatimi çekti; Cumhurbaşkanının nitelikleri ve tarafsızlıkları diye bir başlık var. Tarafsızlığı ibaresinden kim rahatsız olduysa üzerini çizmiş. Eğer evet dersek ve değiştirirsek anayasayı, tarafsızlığı ibaresi kalkacak ama bir şey kalacak. Cumhurbaşkanı seçtiğimiz kişiler mecliste yemin ediyorlar, ant içme diye geçiyor anayasamızda. 103 maddeyi değiştirmemişler, değişiklik yapılırsa bu yasa hala yerinde duracak. Tarafsızlığı ibaresi yerinden kalkacak, ama seçtiğimiz kişi tarafsızlık yemini edecek.  Burada ‘Aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma büyük Türk milleti ve tarih huzurunda namusum ve şerefim üzerine ant içerim’ diye yemin edecek. Bunu da kaldıralım. Kimin önünde yemin ediyor Cumhurbaşkanı büyük Türk milletinin önünde. Neden? Çünkü bu milletin bir adı var. Kime sorsanız Türk Milleti der. Devleti kuran Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk devlete de milletin adını vererek zaten söylemiştir Türkiye Cumhuriyeti Devletinin halkı Türk Milletidir” dedi

“Akıllarımızla alay etmek değil mi?”

Bozkurt, “Cumhurbaşkanı 2 kere seçildi, 10. yılında dedi ki kendi partisindeki vekillere ‘siz seçimi yenileme karar verin mecliste’, meclis çoğunluğu ile karar veriyorlar. Burada diyor ki 2 dönemin sonunda meclis bunu yenilerse Cumhurbaşkanı bir kez daha seçilebilir. Etti mi size 14 sene falan. Bazı kişilere soruyorum neden evet diyeceksiniz? Ben Cumhurbaşkanını seviyorum onun için evet diyor. Referandumdan sonra 2019’da Cumhurbaşkanlığı seçimleri var, kendisi söyledi ‘ben faniyim, bir gün bende vefat edeceğim diyor’ dedi. Cumhurbaşkanı seçildi ve vefat etti ne olacak. ‘O zaman sıkıntı var’ dedi. Bakış açısı bu olursa olmaz. Bir insana göre anayasa yapılmaz” dedi.

“Yazık Değil mi ?Türk Milletine”

Bozkurt, ‘Değiştirin bu anayasayı evet değin terörü çözelim, ekonomi düzelsin, ev Avrupa sen 16 Nisan’dan sonra görürsün’ diyorlar. Terörle mücadele etmek için, ekonomiyi düzeltmek için niye bekliyoruz, Avrupa’da gününü niye 16 Nisan’dan sonra görüyor. Bizim Milli haysiyetimiz, onurumuz, Devletimizin bir şerefi yok mudur? Bu onuru korumak devleti yönetenlere ait değil midir? Görev olarak. Bu anayasa da ekonomi ile ilgili, terörle ilgili mücadeleyle ilgili bir tane madde yok. Avrupa’ya haddini bildirmekle ilgili hiçbir şey yok. Niye bunların ilacı gibi gösteriliyor. Çünkü kimse anayasayı okumasın, hayır diyen kimseden de dinlemesin, içeriğine vakıf olmasın. Çünkü bular güzel şeyler terör bitecek, ekonomi düzelecek, Avrupa’da önümüzde diz çökecek anayasayı bunun için değiştiriyoruz. Bunları için yeni bir anayasaya ihtiyaç yok” dedi.

“Devletin Başında Kavga Olur”

Bozkurt, “Cumhurbaşkanı yardımcıları ilgili herhangi birisini Cumhurbaşkanı seçtiniz, hiç tanımadığınız, ülkeyi yönetebileceğini hiç bilmediğiniz kadınları veya adamları Cumhurbaşkanı yardımcısı yapabiliyor muyum, yapıyorum öyle yazıyor istediği kadar, yaptım. Onlar milletvekili dokunulmazlığına sahip oluyor. Bir cümleyle kendisini sevdiğim birini yardımcı yapı veriyorum, kendisi dokunulmazlık altına alınsın istediği kadar suç işlesin, bunu kabul edebilir misiniz? Yardımcılarına tüm yetkiler veriliyor, Allah geçinden versin Cumhurbaşkanımızı gece uykuda kaybettik. İlk kimin haberi olacak yardımcılarının, bunlardan hangisi bu yetkileri kullanmaya devam edecek. Ülkenin başkomutanı da olacak orduların, yargının başı olacak, her şeyin de başı olacak.  Hatta memlekette özerk bir bölge bile kurabilecek, maddesi var. Kimse bilmiyor kime verilecek. Cumhurbaşkanımızın başına Allah korusun bir şey gelirse o yetkilerle ülkeyi yöneteceği yazılmamış, unutulmuş. Devletin başında kavga olur. Böyle lakayt bir şekilde anayasa hazırlanır mı?”

“Türk Milletime Güveniyorum”

Bozkurt, “16 Nisan’da bir karar vereceğiz, parlamenter, demokratik rejimimiz ve demokrasimiz devam etsin mi? Türkiye Büyük Millet Meclisi biz Türk Milleti adına Egemenliği kullanmaya devam etsin mi? Yargımız, şimdi ki haliyle değil, bağımsız bir yargı yaratalım mı? Yoksa topyekun yargıyı da yasamayı da her şeyi de bir kişiye bağlayıp kaderimizi teslim edelim mi? Bunu oylayacağız. Ben oylamanın hayırlısı ile sonuçlanacağını, Türk Milletinin zekasına, ferasetine, basiretine sonuna kadar güvendiğimi ifade ediyorum” dedi.










Güncelleme Tarihi: 09 Nisan 2017, 17:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner290

banner130