Çine Kent Konseyi kepenk mi indirdi?

Tüm yurtta olduğu gibi yasa gereği Çine’de kurulan Kent Konseyi’nin varlığını gören duyan var mı ? Varsa beri gelsin.

Büyük ümitlerle yasalaştırılan sosyal ve demokratik kentleşmenin bir ürünü olarak gösterilen Kent Konseyi’ni Çine’de büyük heyecanlarla oluşturmuştuk. Ne var ki bu ‘Kent Konseyi’ oluşumu Çine’deki heyecanı körüklemek yerine bu güzel yasal oluşumu küllendirdi. Bunun sebebi o dönemin Belediye Başkanın tavırları ve tamamen bu oluşumu kendi çıkarlarına göre koordine etmesinden kaynaklanmıştır.

Bir yerleşim biriminin, kentin, şehrin ufkunu açacak, çeşitli alternatif argümanlar sunacak, böylesine bol renkli yapı Türkiye’nin neresinde ne kadar verimli işler gerçekleştiriyor bilinmez ama Çine’ de oluşturulan Kent Konseyi icraatıyla ‘dakka dukka’ hatta ‘tırı vırı’ olmaktan öteye geçememiştir.

Sosyal ve demokratik bir yaşamda olmazsa olmaz herkesin yerel yönetime ortak katılım sürecine iştirak etmesi noktasında düşünülen ‘Kent Konseyi’ projesi, Çine’deki bazı sözde CHP’li zihniyet tarafından pasifize edilerek kullanılıp bir kenara atıldı.  Hani bu ilçede yaşayan bizler, başta İlçe Kaymakamı öncülüğünde tüm seçilmişlerin ve oluşturulan sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla ve yapılanmayla ilçenin sorunlarını aşacağımız ‘Kent Konseyi’ var ya!..

Nerede, ne oldu ona?
 
Sahi bugün nerede o Kent Konseyi? Kepenk mi indirdi? Fermuar mı kapattı? Tırı vırı mı oldu?

Varlığı kağıt üzerinde görünse de icraat da maalesef yok. Bu olgu bitmiş, bitirilmiş, hiç etmişler.
 
Peki bunu yok edenler kim? Bunun sorumluları kim?  Yasal düzenleme ile devlet yerelde haklarınızı savunun diye bizlere verdiği bu imkan, geçmişte birileri için kullanıldı da bugün sümenaltı mı edildi?

Tüm Çine’nin resmi ve sivil hayatını yönlendirecek güçlü bir oluşum neden adeta kepenk kapattı anlamak mümkün değil!

Birileri toplumun birlik ve tek yumruk olmasından mı endişe ediyor? Yoksa yerel siyasi iktidar bu iktidarın kendilerine sunduğu bu imkanı kullanmak mı istemiyor?

 
Bu bir devlet ve hükümet politikası ise eğer ve devlette bize böyle bir imkan sağladıysa bu örgütlenmenin en büyük başı olan bu oluşumdaki mülki idare amiri ne yapmaktadır?

 
Bunu sorgulamak gerekmez mi?
 
Bu konuyu Çine gündemine her ne olursa olsun getireceğiz ve sonuna kadar takipçisi olacağız!

Nerede Çine Kaymakamı ?
 
Nerede Çine Belediye Başkanı?

Nerede Çine’de STK unsurları ve mensupları?
 
Kimse kendi geleceği için Çine’nin geleceğiyle oynamasın!
 
‘Kent Konseyi Kanunu’ laf olsun diye mi çıktı?

Devletin yasal düzenleme ile güvence altına aldığı bir toplumun ve kesimin hak arayacağı zemini göz ardı edip; son günlerde izlediğimiz Eskiçine balıkçı meyhanelerindeki organizeler ve çay sohbetlerindeki akıl hocalıkları neyin nesidir!..

Neden illaki yasal bir örgütlenme varken alternatif boş birlik teşebbüslerine girişiyoruz, anlayamıyorum.

Çine’nin sorununu çözmek için evet birlik olalım, güç oluşturalım ancak oluşturduğumuz güç, yerel iktidara mı yoksa genel iktidara mı karşı olacak?  Güç, önümüze çıkan birebir yerel sorunların ayrı ayrı çözümü için mi olmalıdır yada her türlü akla gelmeyen genel karar için mi olmalıdır?  Yoksa Doğmamış çocuğa don biçmek gibi olur ve daha tehlikeli hale gelecektir. Güç birliğinden ziyade fikir birliği elbette önemli fakat birileri güç birliği diye dayatır ve bu yola çıkarsa bunun adına çözüm değil cephe oluşturmak denir.
 
Meyhane masalarında oluşturulan sözde güç birlikleri Çine’ye faydadan çok zarar getirir. İşte o zaman böyle bir yaklaşım karşısında akıllara şu soru da gelebilir? Neye karşı, hangi sorunlarımıza karşı güç birliği?

Bunun cevabını kimse veremez! Hele hele ‘biz siyaset üstüyüz, biz siyasete karışmayız’ deyip, arkasından gerekirse,  ‘Milletvekillerini ayağımıza çağıracağız! Kendi içimizden milletvekili çıkaracağız!’ diyen zihniyet asla muvaffak olamaz.
 
Onların argümanında başka bir siyasi niyet yatar. Biz de bunu samimi algılamayız.
 
Kim olursa olsun, hangi konumda bulunursa bulunsun, Çine için mücadele eden her şahsiyeti yürekten alkışlıyoruz. Ancak zaten Ziraat Odası gibi güçlü bir kuruluşa üye olan  kooperatif yöneticilerini bağlı bulunduğu odaya destek vermek yerine göreve çağırmasını esefle karşılıyorum.

Ve diyorum ki Çine’nin sorunları içkili ortamlarda dumanlı kafa ile değil, ancak net görüşle çözülebilir.

Birliktelik adına kim ne başlattıysa takdirle karşılıyorum ancak herkes ne yaptığını ve sonucunun nereye varacağını iyi bilmeli!

 Çine ve Çine’nin sorunları meyhane masalarında aşılamayacağı gibi herkes haddini, konumunu, geçmişini iyi bilmeli,iyi tahlil etmeli ve ondan sonra girişimde bulunmalıdır.
 
Çine’de zafiyet sorunu yoktur, ciddi bir çözümsüzlük vardır. ‘Birlikten kuvvet doğar’ sloganını bozanlar, bugün güç birliğinden ne kadar bahsedebilir.? Her şey tarihin ayrıntılarında gizlidir.

Kimseyi ahmak yerine koymanın anlamı yok!

Çine’yi, Kent Konseyi’ni ‘dakka dukka’ etmenin gereği yok!
 
 Çine Kent Konseyi biran önce özüne dönmeli ve duran çarklar harekete geçirilmelidir. Kent Konseyi’ni etkin hale getirmek herkesin boynunun borcudur.


Herkes üzerine düşen görevini yapsın!
Beni bir daha bu konuda uyartmayın!

YORUM EKLE
YORUMLAR
hasan öz
hasan öz - 7 yıl Önce

yılmaz abi yazın çok güzel olmuş azına sağlık hepsi de doğru dur

ahmet yıldırım
ahmet yıldırım - 7 yıl Önce

ben bir çineli olarak yaşamımı yıllardır gurbette çalışarak devam etmekteyim mesleğimi orada icra edecek fazla alan bulamadığım için gurbetteyim yıllardır içinde yaşadığımız ülkenin hızıyla çine nin hızını karşılaştırdığımda arada çok ciddi bir orantının bulunduğunu gözlemlemekteyim ülke jet hızıyla teknoloji ve her anlamda günümüz şartlarını yakalama mücadelesi verirken malesef çine miz yerinde saymakta yada kaplumbağayı taklit etmekle yetinmektedir pardon çine değil çine halkının önemli bir kısmı nedenmi ortak aklın değil ortak gazın insanlara gaz vermenin çinede egemen olduğu için gaza gelmeye ve birbirini gazlamada çine halkının profesyönelleştirildiği için aklı kullanma yerine dedikodu müesseselerinin çinede çok aktif durumda olduğu için kendi yaşadığı bazı alışkanlıklardan vazgeçmemek adına gelecek nesillerin ahlaki çöküntü yaşama ihtimalini hiçe sayan insanların çokca olmasındandolayı ben çineye gerçek demokrasinin ve demokratik yaşamın en son gelebileceğini düşünmekteyim teşek.

banner130