ÇİNE (Bölüm - 4)

Aydın Orman İşletme Müdürlüğü’nün en güzel karaçam ormanları Madran Dağı’ndaki Gürlen Çayı vadisindedir. Halen bakir olan Gürlen Çayı Vadisi’nin elden geldiğince korunabilmesi için her türlü tedbirin alınması, madencilere ve sanayicilere açılmaması gerekmektedir. Yine ağaç yetişmez denen Madran Dağı doruğunda Kavşit ve İbrahimkavağı Mahalleleri sınırında kalan çıplakta; Karaçam, ceviz ve kestane fidanları dikilerek bu sahaları ağaçlandıran Aydın Orman İşletme Müdürlüğü ve Çine Orman Bölge Şefliğinden diğer boş kalan doruktaki çıplak arazilerinde ağaçlandırılmasının gerektiğine inanıyorum.

Çine Barajı’nın kurulması ile Çine Çayı Vadisi’nde yok olan başta Günnuk ağaçlarının ve çeşitli bitkilerin verilen sözler çerçevesinde Kayırlı Köprüsü civarında 60 dekar arazi “Aberatum” olarak tesis edilmesinin ne zaman yapılacağını merak ediyorum.

Ayrıca Tarım İlçe Müdürlüğü’müzden de Madran Yaylalarında yetiştirilen sebze ve meyvelerin kara leke gibi hastalıklara karşılık gerekli yerlere erken uyarı sistemi kurup, yetiştirilen meyvelerin hurda fiyatına satılmasını değil, birinci sınıf meyve fiyatına satılması gerekmektedir. Madran Dağı Yaylalarında üretilen ürünlerin daha uzun ömürlü ve iyi fiyata satılabilmesi için soğuk hava deposunun mutlaka kurulması ve Tarım kalkınma Kooperatiflerinin daha da geliştirilip desteklenerek bu alanda öncü olmaları gerekmektedir.

Madran Dağı Yaylalarındaki üreticilerimizden de beklediğimiz, bilinçsiz tarım ilacı ve gübre kullanılmasının önüne geçilmesi, bu da köylerde görevlendirilen ziraat mühendislerimizin öncülüğünde olmalı. Ziraat mühendislerimiz Tarım İlçe Müdürlüğünde oturmaktan ziyade araziye çıkmalıdırlar.

Aydın ili kestane üretiminde Türkiye’de birinci sırada yer almaktadır. Çine ilçemiz ise en son sırada yer almakta. İlçemiz meyvecilik açısından her alanda sonuncudur. Bununda nedenlerinin araştırılarak ortaya çıkarılıp üreticilerimizin eline daha çok kazanç geçmesi  ve üretime katkı sağlamaları teşvik edilmelidir.

Tabiki kaliteli ürün yetiştirilip pazarlara hızlı ve sağlıklı ulaştırılabilmesi için Madran Dağı’da Çine Ovası’ndaki ana artel yolların dışında kalan ara ve tali yollarında ulaşılabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Madran Dağı’na çıktığımızda bulunduğumuz yerden, Bozdoğan, Yenipazar ve Muğla’nın Kavaklıdere İlçelerine stabilize ulaşım vardır. Mevcut yolların kalitesinin artırılması ve asfaltlanması gerekmektedir. Unutmayalım ki ulaşım her şeyin başıdır.

Madran Dağı’nda ve Çine Ovası’nda rastgele yerleşimlere izin verilmemeli ve kirlenmenin önlenmesi açısından ruhsatsız yapılaşmalara son verilmeli, kesinlikle turizm haricinde sanayileşmeye yer verilmemelidir.

Unutmayalım ki bundan 25-30 sene öncesine kadar Gürlen Çayı’nın adındanda belli olacağı gibi gürleyerek aktığını ve ormanlarında ceylanların dolaştığını yaşı ellinin üstü olan bir çok insan bilmektedir. Ama şu anda su tacirlerinin aç gözlülüğünden, dağdaki hayvanların bile  içecek su bulmakta zorlanırken, Gürlen Çayı’da yaz aylarında kuruma aşamasındadır. Bundan 2 bin 500 yıl önce Gürlen Çayı’nda İnce Kemer sayesinde Alabanda Antik Kenti’nin su ihtiyacının karşılandığını da biliyoruz. (Gerga-Alabanda su iletişim sistemleri hakkındaki konuyu başka bir yazımda yazacağım.)

Bunu önlemenin bir yolu da kaynak sularımızı su tacirlerine satmamak ve sulama suyu içinde uygun yerlere sulama göletleri yapmaktır. Aksi taktirde florası çok zengin olan Madran Dağı’nı 20 yıl sonra kurak bir dağ olarak göreceğiz, ürün ve bitki yetişmeyecektir. Yeşil Madran’ın önündeki yeşil kelimesi silinecektir. Bir damla suyu arar hale geleceğimizi de aklımızdan çıkarmayalım. Gelecekte savaşlar temiz içme suyu yüzünden çıkacağını da belirtmek istiyorum. Çünkü Dünya’daki su kaynakları ve akarsular hızla kirlenmektedir. Düne kadar Çine Ovası’nda artezyen kuyularınadn içilen sular kirlendiği için bugün içilememektedir.

Bu ilçe ve Madran Baba hepimizindir. Buraları korumakta yalnız görevlilere değil Çine’de yaşayan hepimize düşmektedir.


YORUM EKLE

banner150

banner130