Tarıma dünyada en çok desteği biz veriyoruz

Soylu, Çine Ziraat Odası’nda çiftçilerin sorunlarını dinledi. Ak Parti’nin tarım politikalarını anlattı.

Tarıma dünyada en çok desteği biz veriyoruz

Çine’de Ziraat Odası yöneticilerine ziyarette bulunan Ak parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, burada çiftçilerin sorunları ile karşılaştı.  Çiftçinin zor bir dönemden geçtiğini ifade eden Ziraat Odası Başkanı Osman Eşiyok, başta mısır üreticileri olmak üzere hayvancılığın sorunlarını dile getirdi. Eşiyok şöyle konuştu:

MISIR ÜRETİCİSİ ZARAR EDİYOR

“Şimdi mısır bizim sezonumuz. Toprak Mahsulleri Ofisi’de mısır 640 bin lira, 40 bin lira da desteği var. Ama şuandaki piyasa değeri 570 lira. Serbest piyasa ekonomisi var ama tabi ürünümüzün ucuza da gitmesin istiyoruz. Nasıl bir şeyler yapabiliriz? Bu konu da çiftçimize yardımcı olalım.”

HAYVAN İTHALİ KESİNLİKLE ENGELLENMELİ

Çine 75 bin havyan varlığı olan bir yer. Hayvancılıkta da fiyatlar bu hafta aşağıya çekileceği söyleniyor. 16.500-17 bin lira tek tük kesilen hayvan var ama 16.500 iyi fiyattı bizim için. Vekilimiz Semiha Hanım ziyaretimize geldiğinde Bakanlık yetkilisini aradı. İthalatın kurbana kadar olmayacağını söyledi. İnşallah olmaz, bizim malımız para eder. Bu millet 4 yıldan beri, 2010’dan beri çok çekti. Yani bizlerde para kazanalım. 14 bin liraya zararına verdik.  Bu fiyatlarla da bir düzenleme, köy projesi, et ve balık kurum fiyat müdahalesi yapılmalı, fiyatlarda değişik uygulamaya geçilmeli.

Sütte ki durumda aynı 90 kuruştan 63 kuruşa düştü. 880 bin lira büyüklere geçen para. 1milyon lira olması gerekir, bakanlığımız 1 milyon lira olarak açıkladı ama  tabi ki ülkemizde bazı güçlü lobiler var. Bu lobileri bizlerde aşamıyoruz, sizlerde aşamıyorsunuz ama tabi serbest piyasa hep beraber bu sorunları aşarız inşallah. Çiftçi çok zor durumda.”

Oda Başkanı Osman Eşiyok’a  ve yöneticilerine, “Sizlerden Allah razı olsun, hepinize teşekkür ediyorum” diyerek söze başlayan Süleyman Soylu, şöyle konuştu:

“Çine Ziraat Odası’nın bizim için çok ayrı bir ehemmiyeti var, ayrı bir önemi var. Belki de Ak Parti’de bugüne kadar 2002 yılından itibaren en çok desteği Türkiye’yi kalkındıran, büyüten bütün siyasi partilere hiç karşılıksız bir şekilde destek veren çiftçilerimizin en önemli temsilcilerinden birisi olan Ziraat Odasında olmak bizim için çok büyük önem taşımaktadır. Ak Parti bu 10 yıllık süreç içerisinde tarım politikalarında da çok önemli mesafeler almıştır. Çok doğru Sayın Başkan bir takım talepleri dile getirdi.  

TARIMIN VERİMLİLİĞİNİ ARTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ

Mısırla ilgili sorunlar hakkında bilgimiz var. Yani hem bugün de konuştuk bir kaç günden beridir de, yakın bir zamandan itibarendir var böyle bir şey. Bunu inşallah değerlendireceğiz. Ama bunun yanı sıra özellikle gerek Çine olsun, gerek Aydın Ovası olsun, Menderes Havzası olsun bu havzanın tamamında bir taraftan barajlarla bir taraftan sulamalarla bir taraftan özellikle 850 bin dekar bir araziden ben bahsediyorum ki bunların 850 bin dekar arazinin bir bölümünde yeni sulamalar yapıldı. Bir bölümünde rehabilitasyon yapıldı, bil bölümünde depolamalar yapıldı.

Bütün bunlar, özellikle tarımın hem verimliliğin artmasında hem de tarım gelirinin artmasında çok önemli kaynaklar ortaya koydu. Bunlarda bu milletin parasıyla yani bu milletin birikimiyle, vergilerden elde edilen önemli derecede ölçeklerle yapıldı.  4 milyar doların üzerinde Aydın’a yatırım yapıldı. Hastanesinden barajlarına kadar, taşkınları önlemeye yönelik elde edilebilecek tedbirlere kadar, toplu konutlara kadar, bir taraftan KÖYDES projelerine kadar bunların hepsi gerçekleştirildi.

Ama tarımla ilgili yapılan enerji dahil, su dahil, baraj dahil, sulama kanalları dahil teşvikler dahil bütün bunlarda çok önemli derecede hem tarımın alt yapısını kuvvetlendirmek hem de bunu sürdürülebilir kılabilmek açısından çok önemli politikaların altına imza atıldı. Elbette ki nasıl demokrasi durağan bir süreçteyiz nasıl insanın bir günün bir gününe eşit olduğu zaman ziyanda olduğunu bilebileceğimiz bir akla sahipsek hepimiz bilmemiz lazım ki tarım dahil çok daha iyi bir noktaya getirmek durumundayız. Türkiye’nin hem çiftçisinin standardını daha yükseltmek durumundayız, hem de çiftçisinin gelirlerini çok daha iyi bir noktaya getirmek durumdayız. Ama bütün bunların yanı sıra bu dediğiniz desteklemeler, gerek ürün desteklemeler, diğer yapılan teşvikler ve desteklemeleri tamamıyla ilgili Ak Parti özellikle bu yıl 2013 yılı 9.1 katrilyon, eski parayla bir destekleme ve teşvik politikası ortaya koymaktadır.

TARIMA DÜNYADA EN ÇOK BİZ DESTEK VERİYORUZ

Buna dış dünya itiraz etmektedir. Yani bizim bu konuda tarımı çok fazla desteklediğimiz üzere Avrupa Birliği buna itiraz etmektedir. Tarımı çok fazla desteklediğimiz için, desteklemeye çalıştığımız için bunu yapmaktadır.  Oysa biz bunların tamamıyla ilgili bunu çok daha iyi bir noktaya getirebilmek için gayret sarf ediyoruz. Ama siz de bende biliyoruz ki enflasyon 2012 yıl sonu itibariyle % 6.1 yani bir önceki yıla nazaran faizler ne kadardı faizlerde % 4.61’di. Bu şu demektir negatif faizin olduğu enflasyon tek rakamlı ve tek haneli olduğu, fiyatların üst üste her yıl artmadığı, büyük maliyetlerin olmadığı.

ÇİFTÇİNİN MALİYETİNİ PETROL ARTIRIYOR

Evet girdi maliyetlerinden özellikle gübrede, mazotta yükselme söz konusu oluyor ama bunu gerçekleştiren Türkiye’nin kendi içerisindeki fiyatlandırma değil.  Yani sürekli varil başına petrol fiyatlarının yükseldiği, maliyetlerimizin yükseldiği girdi maliyetleri Türkiye’nin de yükseliyor. Eğer biz bunları belli bir seviyede tutsak bu sefer bunun bedelini çiftçimizde, sanayicimizde, işçimiz de, işverenimizin de, emeklimiz de hepsi 1yıl sonra bütçeden çıkan açık karşılığında faizle, yükselen vergiyle beraber ödemek durumunda kalacak. Türkiye de belki de bir taraftan yatırım yapan ama diğer taraftan da önemli ölçüde siz benden çok daha iyi biliyorsunuz bunu daha öncede konuştuk 63 milyar dolar Türkiye de toplam tarımda ki gayri safi hasılası bu bir! İki, bu hasılayla birlikte 16milyar dolarla 188 ülkeye ihracat yapan bir anlayış, ürün çeşitlendirmesi yapan bir anlayış yok tohum ıslahı da dahil olmak üzere Türkiye’nin bugüne kadar el atmadığı bir çok konuda alt yapısını kuvvetlendirmeye çalışan bir tarım politikası gütmeye çalışıyoruz.

Yine, bunu hep beraber yapacağız. Arzular istekler var mı? Var. Bunu çok daha iyi bir şekilde yapabilmek için de gayret sarf ediyoruz. Ama terazin bir kefesinde gelirlerimiz bir kefesinde giderlerimiz var. Hakkaniyetli bir şekilde bunu dengeleyemediğimiz zaman, eğer giderlerimiz gelirlerimizden sürekli olarak fazla olan bir anlayışı ortaya koyacağımız zaman, bilmenizi arz ediyoruz ki bunun bedelini yine çiftçi ödüyor.

ÇİFTÇİYE FAZLADAN ÖDENEN DESTEK, HER KESİME OLUMSUZ YANSIR

5 Lira fazla ver, 10 lira fazla ver, bunu hepimiz vergi olarak, faiz gideri olarak bir şekilde ya kredi kartlarımızdan çıkıyor, ya ödediğimiz çiftçi faizlerinden çıkıyor, ya ev satın almışsak oradaki konut faizlerimizden çıkıyor bir yerden ödeniyor.  

Onun için hükümetimiz Ak Parti bu konuda çiftçiye olan yakınlığını ve dostluğunu iktidar dönemince hiçbir şekilde uzaklaştırmadan sürekli olarak bu yakınlığı tesir ederek ve devam ettirerek bir politika ortaya koymaya çalışmaktadır. Çiftçinin özellikle böyle küçük kasabalarda, ilçelerde ekonominin A motoru olduğunun bilinci içerisindeyiz. Yani onun gelirinin buradaki esnafın gelirine yansıdığının bilinci içerisindeyiz. Buradaki esnafın gelirinin sattığı ile sanayinin üretim gelirine yansıdığının bilinci içerisindeyiz. Bir şekilde bütün bunların yanı sırada birçok da katkı ortaya koyduk.

DP GENEL BAŞKANI İKEN SÜT 30-40 kURUŞTU

Ben biliyorum genel başkan olduğum dönem 2008’de sütün fiyatI 30-35-40 Kuruştu,  yanlış mı söylüyorum. Petrolün fiyatı da, mazotun fiyatı da bundan çok fazla aşağıda da değildi. %20-%25-%30’luk bir aşağı dilim söz konusuydu, onun daha fazla aşağısında değildi.  Bugün 5 lira o günde 3.7 lira, 3.8-3.9- 4 lira civarında bir şeydi.

Bugün o konuda da bir politika geliştirdik, geliştirilen politika şuydu, okullar süt aldılar ve Türkiye’deki süt üreticileri kendi adlarına ciddi bir ama bunu sağlarken bunun da bir teşvik politikası olduğunu unutmamak gerekir. Bu da bir teşvik politikası, yani önemli derecede bir teşvik politikası. Şunu bilmenizi istiyoruz biz bir milim kendi bütçemizde üreticimize yönelik bir avantaj yakalarsak bunu yöneticimizin lehine kullanmaya çalışıyoruz.

TÜRKİYE’NİN HARACINI ALMAYA ÇALIŞIYORLAR

Zaten bu gezi olayları da bu Türkiye’nin dışarıdan karıştırılmak istenmesine yönelik olayların tamamı da Türkiye’nin başına, Türkiye’nin üreticisine, Türkiye’nin çalışanına, Türkiye’nin hak edenine hakkını vermeye çalışan politikalardan dolayı kaynaklandı. Türkiye’nin haracını almaya çalıştılar, Türkiye’nin haracı bunlara verilmedi işte 232 baraj yaptı Türkiye bakın 232 baraj. Türkiye de darbe 1960 darbesi rahmetli Menderes bir baraj yapacaksın dediler 21-22 baraj yaptı o yüzden başına iş aldı, darbeyi yedi. Bu kadar basit.

Diyorlar ki ya bize vereceksin milletinden kısacan, ya milletine vereceksin bizden kısacaksın başına bela açacaksın. Ak Parti bunu bir bela değil bunu bir hayır olarak gördü ve bunun mücadelesini yapmak için gayret sarf etti. Çünkü bu filmi eskidende gördü. Bir ya bütçemizde olmayan kalemler verilecek ya da bütçemizi çok dengeli bir şekilde paylaştırarak, ortaya koyarak Türkiye’nin ekonomik bütünlüğüne zarar vermeden yarınlara selameten çok daha iyi adımlar atacağız. Bütün bunlarla ilgili çok teşekkür ediyoruz.

ÇİFTÇİYİ DAHA ÇOK DAHA İYİ NOKTAYA TAŞIMAKLA MÜKELLEFİZ

Biz mısır konusunda ki söylediğinizi özellikle tüccarın fiyatın 570-580’lerde tuttuğunu biliyoruz. Bu konuda söylediğinizi hem Sayın Milletvekilim hem ben hem sayın il başkanımız üzerimize aldık. Diğer konularda da yani desteklemeler konusunda ortaya koyduğunuz değerlendirmelerle de imkanlar ölçüsünde bunu yapmak bizim görevimiz. Ama sektörlerin birbirine hakkaniyetini bir şekilde geçirmeden Türkiye de hedeflerimiz var yani 2023 yılında toplam 60 milyar dolar tarım ihracat hedefimiz var, bunu ortaya koymak zorundayız. Bunun içinde çiftçiyi çok daha iyi bir noktaya taşımakla mükellefiz, sorumluyuz. Esnaf yapmayacak, sanayici yapmayacak bu ihracatı ayağa kalkan moralini iyi tutmak zorunda olduğumuz çiftçimiz gerçekleştirecek. İnşallah bir taraftan siz bir taraftan biz bugüne kadar yaptıklarımızı yapılanları anlatmak marifetiyle diğer taraftan da yapılacakları da önümüze bir ders olarak, rehber olarak koyarak hep beraber gerçekleştireceğiz. Allah razı olsun. “


Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2013, 17:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner130