banner289

Recep Taner: ‘MHP’de Bir Şeyler Değişmeli, Her Şey Değişmeli’

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 23. dönem Aydın Milletvekili Recep Taner, partisinin MYK toplantısını “sükut-u hayal” olarak nitelendirdi, değişimden yana tavır aldı.

Recep Taner: ‘MHP’de Bir Şeyler Değişmeli, Her Şey Değişmeli’
banner269
 MHP 23. dönem Aydın Milletvekili Recep Taner, partisinin Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin başkanlığında bugün gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısını değerlendirdi. Toplantının “sükut-u hayal” olduğunu kaydeden Taner, “dağ fare bile doğuramamıştır. Çare; Umutların tekrar yeşermesi için MHP’de değişim şarttır. Bu konuda da herkes kendi çapında bir gayret içinde olmalı ve ‘bir şeyler değişmeli, her şey değişmeli’ diyerek değişimden yana tavır aldı.

Recep Taner’in Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısını değerlendiren açıklama yaptı. Taner’in açıklaması;

“1997 Yılında MHP.’sinin bilge lideri Başbuğ Alparslan Türkeş hakka yürüdükten sonra yapılan Genel Başkanlık yarışında Aydın’da İl Başkanı, Merkez ilçe başkanı, MKYK üyesinin ve üst kurul delegelerinin çoğunluğu Tuğrul beyi desteklerken. Biz bir avuç partili Devlet Bahçeli’den yana tavır almıştık. Sandalyelerin uçuştuğu 18 Mayıs 97 Kongresinden sonra, İl Başkanı “ Devlet Bahçeli Aydın sınırlarından giremez” buyurduğundan sıkıntı yaşanmaması için Sayın Bahçeli Muğla’yı ziyaret etmiş ama Aydın’a gelmemişti. O Muğla ziyareti sırasında Aydın’dan Muğla Programına giden 4 kişiden biri de bendim. O günden bu yana da Sayın Bahçeli’ye ve ekibine sadâkatle bağlı kaldım.

Tabii ki Alparslan Türkeş gibi karizmatik bir liderden sonra görev yapmanın zorluklarının farkındaydık. Ama ona rağmen benimde İl Başkanı olarak görev yaptığım 1999 seçimlerinde % 8’lerdeki oyumuzun, % 18lere gelmesi ile bu zorluğu aşacağımız kanaati oluşmuştu. Biz de taban olarak bu inançla destek vermiş, Parti 2002 seçimlerinde baraj altında kaldığı dönemde ve sonraki yıllarda da bu amaç doğrultusunda can siparane çalışmıştık.

1994 den bu yana İl Muhasipliği, İl Başkanlığı, 23. Dönem MHP Aydın Milletvekilliği, Belediye Başkan adaylığı gibi birçok görevde bulundum.

Beni bu görevlere layık gören başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm üst düzey yöneticilere, o görevlerim sırasında benimle birlikte ekip ruhuyla gece gündüz, işinden, aşından, eşinden fedakârlık yaparak çalışan ekip arkadaşlarıma ve oylarıyla, görüşleriyle bu noktalara gelmeme sebep olan Aydınlı hemşehrilerime minnet ve şükran borçluyum.

57.Hükümet döneminde iktidarı da, 2002 seçimleri sonrasında meclis dışı kalmayı da, sonraki seçimlerde muhalefet partili olmayı da yaşadık.

Her zaman ve her yerde Partimi, Genel Başkanımı, Genel merkezimizi ve Başkanlık Divanı üyelerini savundum. Her seferinde “bizim bilmediğimiz bir şeylerin olabileceği” düşüncesiyle her türlü muhalefete karşı çıktım. Ama bugün yaşadıklarımız beni de o muhalefet edenlerin safına kattı.

Sizlerle bir anımı paylaşmak istiyorum. Sanırım yıl 1995 idi Rahmetli Başbuğ Aydın Turtay oteldeki toplantısı bittikten sonra Köşk ilçesindeki duayenimiz rahmetli Dr.Ahmet Koç’ u ziyaret etmek istemiş ve o ziyarete ben de katılmıştım. Başbuğumuz MHP yi nasıl gördüğünü sorduğunda Rahmetli Koç “Etrafınızda öyle bir etten duvar örülmüş ki, tabanın bu uygulama yanlış, tabanda karşılık bulmadı dediği uygulamalar size çok iyi gidiyor diye aksettiriliyor, Vatandaşın hoşuna giden, tabanın desteklediği bazı uygulamalar ise size, o etten duvarda ters dönerek, bu politika tutmadı olarak söyleniyor. Öncelikle o etten duvarı yıkmanız, geçmişte olduğu gibi tabanın ve vatandaşın nabzını doğru almanız lazım “ demişti. Maalesef bu günde o etten duvar Sayın Bahçelinin etrafında örülmüş durumda.

Ki o Sayın Bahçeli 2005 yılında Manisa’da yaptığımız Ege bölgesi teşkilat toplantısının basına kapalı bölümünde “Burası aile meclisimiz, her ne söylemek istiyorsanız burada söyleyeceksiniz dediğinde Aydın İl Başkanı olarak Genel Başkanımızdan, Genel Merkezimizden, yan kuruluşlar ve yerel yönetimlerden beklentilerimiz ile teşkilatlarla olan sıkıntılardan bahsettiğimde not almış ve gereğini yapacaklarını söylemişti. Kendisini, Genel Merkez yöneticilerini ve uygulanan politikaları eleştirdiğimizde hain ilan edilmemiştik. Bu gün ise geldiğimiz noktada Genel Merkezi, uygulanan politikaları ve teşkilatları eleştirenlerin durumu ortada…

Gerek 7 Haziran seçimlerinde ve gerekse 1 Kasım seçimlerinde Milletvekili adaylık müracaatı yapmadığımı ama (her ne kadar bazı toplantılara Milletvekilliğimi yok sayıp eski il başkanı sıfatı ile çağırsalar da) benim Eski bir MHP Milletvekili olduğumu ve çalışmak istediğimi İl teşkilatımıza bildirmiş olamam rağmen, özellikle 1 Kasım seçimlerinde İl teşkilatımız Çine ve Karpuzlu hariç, hiçbir ilçeye program yapmadı. Her ne düşündülerse yaşadığım Efeler ilçesinde ve aile memleketim olan Koçarlı’da bile programa çıkarılmadım.

Neticede 1 Kasım seçimlerinin sonucunda MHP tabanının % 25 ini kaybetti ve 40 Milletvekili ile, dün "flu" gördüğümüz, TBMM.nin son sırasına yerleştik. 2 Kasımda partimize oy veren umut bağlayan insanların ağlamalarına, sokağa, kahveye çıkamadıklarına şahit olduk.

1 Kasım seçim neticesinin çıkmasında Genel Başkanımızdan, Başkanlık divanı üyelerine, eski ve yeni Milletvekillerinden, Milletvekili adaylarına, Teşkilat yöneticilerinden, sandık görevlilerine kadar herkesin dolayısıyla benim de payımın olduğunun farkındayım.

14 Kasımda yapılan MYK toplantısından olağanüstü kurultay çağrısı çıkar beklentisindeydim. En azından başarısızlık kabul edilir, başarısız olan Başkanlık divanı üyeleri yerine yeni Başkanlık divanı belirlenir diye bekliyordum. Ama gördük ki sadece boşalan 2 başkanlık divanı üyesinin yerine yeni divan üyeleri atanmış. Sayın Kenan Tanrıkulu ve Ümit Özdağ görevlendirilmişler, hayırlı olsun. Yani uzun lafın kısası, dağ fare bile doğuramamıştır.

Çare; Umutların tekrar yeşermesi için MHP de değişim şarttır. Bu konuda da herkes kendi çapında bir gayret içinde olmalı ve “ BİR ŞEYLER DEĞİŞMELİ, HER ŞEY DEĞİŞMELİ”...”

Güncelleme Tarihi: 25 Nisan 2016, 08:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner290

banner130