Görmez: Camilerimizin yeniden ele alınması gerekiyor

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, her 10 camiden sadece bir tanesinin, gerek abdest mekanları gerekse ibadet mekanları bakımından kadınlara açık olabildiğini belirterek, ''Bu, şu anda çok büyük bir eksiklik'' dedi.

Görmez: Camilerimizin yeniden ele alınması gerekiyor

Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi işbirliğiyle 2-5 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da yapılacak 1. Ulusal Cami Mimarisi Sempozyumu'na ilişkin Hidiv Kasrı'nda düzenlediği basın toplantısında, bugün bütün sevinçlerine gölge düşüren çok üzücü bir haberle karşı karşıya olduklarını, Afyonkarahisar'daki patlamada hayatını kaybeden tüm şehitlere Allah'tan rahmet, yakınlarına, millete başsağlığı dilediğini ifade etti.

Her yıl ekim ayının birinci haftasını ''Camiler Haftası'' olarak kutladıklarını anımsatan Görmez, hafta dolayısıyla bu yıl 2 büyük etkinlik gerçekleştireceklerini, ilk gün Ankara'da ''cami ve engelliler'' konusunu ele alacaklarını, 2 Ekim'de ise İstanbul Hilton Oteli'nde 1. Ulusal Cami Mimarisi Sempozyumu düzenleyeceklerini bildirdi.

Türkiye'de ciddi bir konu haline gelen, gerek mimari, estetik, kentleşme açısından gerekse yapının insanla, hayatla ilişkisi bakımından gerekse de işlevsellik açısından ciddi sorunlar yaşayan cami mimarisi konusunda toplumsal bilinç, farkındalık oluşturmanın çok önemli olduğunu düşündüklerini ifade eden Görmez, 1970'li yıllardan itibaren ortalama her yıl 1000 civarında cami yapıldığını, bütün bu süreçlerde ortaya çıkan halkaları ve bu halkaların birbiriyle olan ilişkisini güçlendirmenin büyük önem taşıdığını kaydetti.

Görmez, Türkiye'de camilerin yüzde 99'unu halkın, hayırsever vatandaşların yaptığını belirterek, ''Öncelikle onlarda bir bilinç ve farkındalık oluşturmak gerekiyor. Camileri yapmak üzere dernekler kuruluyor, sivil toplum örgütleri oluşuyor. Onlarda bir farkındalık oluşturmak gerekiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı bu sürecin içerisinde olmak durumunda. Mahalli idareler bunun içerisinde. Mülki idareler işin içerisinde. En önemlisi de bilim adamlarımızı, mimarlık konusuna emek vermiş hocalarımızı da işin içerisine katarak bütün halkaları güçlendirmek istiyoruz'' diye konuştu.

Türkiye'de ''cami tartışması'' ve ''cami mimarisi'' tartışması başladığını ifade eden Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Cami Bilgi Bankası oluşturduğunu, bu banka ile Türkiye'de varolan 85 bin cami ve mescidin bütün özelliklerinin tespit edildiğini, sosyologların bu bilgi bankası üzerinden verileri kullanarak çok ciddi akademik araştırmalar yapması gerektiğini söyledi.

Görmez, ''Köyden kente göç süreciyle, gecekondulaşmayla birlikte nasıl bir camikondulaşmanın da başladığını, her birinin ne tür sorunlar yaşadığını, nüfus oranına göre camilerimizin dağılımını, illerimize, ilçelerimize göre dağılımı, apartmanlar altında yaptırılan 5000 kadar camimizin varlığını, yol üzerinde hiç kimseye danışılmadan yapılan ve içinde ibadet edilmesi bile bazen pek çok açıdan, temizlik açısından dahi mümkün olmayan nice mekanların cami ve mescit adı altında anılmaya başladığını... Bütün bunları tespit ettikten sonra bu toplumsal bilinci oluşturmaya ihtiyaç duyduk'' şeklinde konuştu.

-''Diyanet İşleri Başkanlığı'na yönelik eleştirileri de dikkate alıyoruz''-

Mehmet Görmez, her türlü eleştiriyi dikkate aldıklarını, özenle değerlendirdiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Hiçbir eleştiriden de alınmıyoruz, alınganlık göstermiyoruz. Bazı eleştirilerin dozajının yüksek olduğunun da farkındayız. Bazı yanlış bilgiler, ama yanlış bilgilerden doğru değerlendirmeler, bazı doğru değerlendirmeler, ama yanlış bilgilere dayanıyor olabilir. Biz bütün tartışmalardan büyük bir mutlulukla istifade etmeye çalıştık. Hatta bu süreç içerisinde yasal olarak cami yapım süreçlerinde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hiçbir görevi ve sorumluluğu olmadığı halde doğrudan Başkanlığımıza yönelik eleştirileri de kabul ediyoruz ve özellikle en azından Başkanlığımız bu toplumsal bilinci oluşturma konusunda öncülük yapabilirdi, daha farklı, daha pek çok şey yapabilirdi, bazı şeyleri de yaptı, fakat bunu toplumun gündemine taşıma konusunda belki zaaf gösterdik ve bilgilendirme konusunda cimrilik yaptığımız için belki bilinmiyordu.''

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın cami yapmak isteyen vatandaşlara hiçbir ücret almadan, hatta teknik elemanlarını seferber ederek, yardımcı olmaya çalıştığını ifade eden Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı'na yönelik bütün bu eleştirileri de dikkate aldıklarını söyledi.

Sempozyumun ''zenginlik içerisinde ne kadar fakirlik çekildiğini ortaya koyacağını'' kaydeden Görmez, cami mimarisindeki sorunlara değindi. Görmez, ''Öyle örneklerimiz var ki, ne gelenekle ilişkisi ne modernle ilişkisi var, cami mimarisinde sıra dışı gelişmeler var. Sempozyumda bunları tartışacağız'' dedi.

Talepler ve ihtiyaçlar ile mevcut cami yapısının örtüşmediğinin, zaman ilerledikçe mevcut camilerin toplumsal taleplere karşılık vermediğinin ortaya çıktığını belirten Görmez, ''Her 10 camiden sadece bir tanesi, ülkemiz nüfusunun yarısı kadın olduğu halde, gerek abdest mekanları gerek ibadet mekanları bakımından kadınlara açık olabiliyor. Halbuki bu, şu anda çok büyük bir eksiklik. Bizim kadim mimarimizde camilerde 2 mahfil çok önemlidir. Biri sultan mahfili, diğeri de kadınlar mahfili. Ama mevcut cami yapımız bunu yok saymıştır'' diye konuştu.

-''Bedensel engelli bir vatandaşımıza camilerimizin kapısı kapalı''-

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Türkiye'de 7 milyonu aşkın engelli bulunduğunu hatırlatarak, ''Bedensel engelli bir vatandaşımıza camilerimizin kapısı kapalı. Görme, işitme engelli, yani hangi açıdan olursa olsun engelli vatandaşlarımıza yönelik camilerimizin donatılmamış olması büyük bir eksiklik. Özellikle işlevselliği bakımından camilerimizin yeniden ele alınması gerekiyor'' dedi.

Camiyi sadece ibadet mekanı, içinde 5 vakit namaz kılınıp çıkılan yerler olarak tasvir etmenin camiyi bilmemek, tanımamak olduğunu belirten Görmez, camilerin birlik, sevgi, bilgi ve yürekleri birleştiren bir mekan olduğunu, pek çok açıdan her şeyi kuşattığını söyledi.

Camilerin sembolik boyutunun, daima fonksiyonlarından çok daha önde olduğunu dile getiren Görmez, ''Bizim camilerimiz sadece namaz kılanların ya da kılmayanların değil, hepimizindir. Bizim camilerimiz, sadece Müslümanların da değil, gayrimüslimlerin de olmuştur. Sultanahmet Camisi'ni günde 30 bin turist ziyaret ediyor'' dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner150

banner130