İdeal Su'dan haksız teşhircilik tepkisi

Sağlık Bakanlığı'nın daha önce 'uygunsuzluk' tespit edip yapılan incelemeler neticesinde tekrar damacana dolum üretimine izin verdiği İdeal Su temiz çıktı.

İdeal Su'dan haksız teşhircilik tepkisi

Abdullah Biçer'in haberi

Sağlık Bakanlığı'nın daha önce 'uygunsuzluk' tespit edip yapılan incelemeler neticesinde tekrar damacana dolum üretimine izin verdiği İdeal Su'yun itirazı sonucu Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüketici Güvenliği Laboratuarı tarafından analiz edilen 'şahit numune'si de temiz çıktı.

İdeal Su Genel Müdürü Fatih Yalvaç, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, Sağlık Bakanlığı'nın 'İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik'in 48. maddesi uyarınca denetimlerde iki adet numune alındığını ve bu numunelerden birinin 'şahit numune' olarak çıkan sonuca itiraz edilmesi durumunda yeniden analiz için saklandığını hatırlatarak, "İdeal Su denetiminde alınan ilk numune sonucunun ardından 'şahit numune'nin yeniden analizi için itirazımız beklenmeden vahim bir hata yapılarak basına teşhir edilmiş ve bu haksız teşhircilik sebebiyle 'İdeal' markası lekelenmiş, bütünüyle usul ve ilgili yasanın yönetmeliğine aykırı biçimde 'kirli su' ilan edilmiştir" dedi.

Sağlık Bakanlığı'nın 'kirli' ilan ettiği suyun aynısının, yani 'şahit numune'sinin en üst laboratuar olan Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüketici Güvenliği Laboratuarı'nda itirazları neticesinde incelendiğini ve temiz çıktığını vurgulayan Yalvaç, "Yapılan ilk incelemenin hatalı olduğu, aynı su üzerinde yapılan ikinci incelemeyle ortaya çıkmıştır" diye konuştu.

Haksız teşhir neticesi işletmelerinin yüzlerce bayisini ve binlerce tüketicisini kaybettiğini, onlarca çalışanının da işsiz kaldığını ifade eden Yalvaç, "Büyük bir yatırım, yılların emeği ve çabası yok edilmiştir" ifadelerini kullandı.

Pazar paylarının bu vahim hata sonucunda rakiplerine kaydığını dile getiren Yalvaç, sonucunda da şirketlerinin telafisi mümkün olmayan maddi ve manevi zararlara uğradığını söyledi. Yalvaç, ilk numunenin aceleyle ve olası hata payları göz ardı edilerek 3 gün içerisinde teşhir edildiğini, 'şahit numune'nin ise 11 Ağustos 2012 tarihinde Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüketici Güvenliği Laboratuarı'nca sonuçlandırılmasına rağmen kendilerine ancak 3 Eylül 2012 tarihinde ulaştırıldığını belirterek, bu duyarsızlığın da kayıpları ciddi boyutlara taşıdığını, teşhircilikteki aceleciliği 'şahit numune' sonucunda görememelerinin manidar olduğunu kaydetti. Şahit numunenin analiz sonucu beklenmeden teşhir etmenin büyük bir hata olduğunu söyleyen Yalvaç, şöyle devam etti: "Şahit analizi sonuçlarında işletmemizin kusurlu olmadığı ortaya çıkmıştır. Sağlık Bakanlığı'ndan suyumuz ve markamızla ilgili uygunsuz sular arasında yer almadığımıza dair kapsamlı bir düzeltme yapılmasını istiyoruz."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner150

banner130