Kezban Öğretmen, ”Kopuk Parmağım Sızlıyor Kardeşlerim”

Kezban Öğretmen, ”Kopuk Parmağım Sızlıyor Kardeşlerim”

Çine’de Türkçe öğretmeni Kezban Tezel, Hocalı Katliamının yıl dönümünde Hocalı Kasabasında yaşananları kalemine alarak onlara hitaben şiir yazdı.

Azerbaycan toprağı Dağlık Karabağ'ın Hocalı kasabasında 26 Şubat 1992'de gerçekleştirdikleri insanlık dışı katliamın üzerinden 28 yıl geçti. Hocalı'da kuşaklar boyu sakin bir yaşam süren, komşularıyla iyi ilişkiler sürdüren, barışçıl tabiatlı sivillere yönelik acımasız katliamın bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleşti. Hocalı katliamının yıl dönümünde Çine’de Türkçe öğretmeni Kezban Tezel, 1992 yaşanan insanlık dışı yapılan vahşette hayatını kaybedenleri anmak adına şiir yazdı.

Kopuk Parmağım Sızlıyor Kardeşlerim

Parmaklarım; hepsi mahzun, hepsi üzgün…

Bir elin parmaklarının hepsi de bir,

Hangisine bir sızı saplansa diğeri de hisseder.

Parmaklarım; soydaşlarım, elim; kökenim.

Sorarım kendi kendime;

Hangi kardeşim ağlasa benim yüreğim yanmaz mı?

Yandı yüreğim; alev oldu, kor oldu. İçim sızladı,

Hıçkırıklar düğümlendi boğazıma.

Haykıramadığım, bağıramadığım çıkıp da

"Kardeşim" diyemediğim için gözümden yaşlar damla damla aktı.

Karabağ’da koptu parmağım,soysuz kurşunuyla vurulmuş,

Karnı açılıp içine taş doldurulmuş kardeşimin yanında koptu hem de…

Elim sızlıyor, parmağım acıyor kardeşlerim…

Şubatın kara günlerinde karardı dünyamız;

Kadın erkek, çoluk çocuk demeden öldürdüler,

Süngüden geçirip, yanan evlere attılar kardeşlerimi…

Elim sızlar ki Karabağ’da kardeşim öldü, derisini yüzdüler;

Yedi saniyede kan aka aka öldürdüler.

Vahşette tarih aradılar,

İntikam kokan zehirli çiçeği kokladılar.

Yalan dolanla ortaya atlayıp, kardeşimin gözlerini oydular.

Kopuk parmağım, Karabağ’ım!

Elim hep sizi anar, her gün yarasına yanar…

Kan damlar her gün on üç yaşındaki kardeşimin et parçalarından,

Bir köpek önümden geçer ağzında kardeşimin kemikleri…

Ürperirim, titrerim; parmağım sızlar.

Karabağ’da kaybettim parmağımı, orda kaybettim benliğimi,bilincimi;

Karabağ kardeşimin mezarı…

Karabağ; kemgözlerin odağı, kaybettim seni bir Ermeni canisine.

"Cani" demek az, yetmez böylesine…

Neler geçer içimden, dökülmez dudağıma,

Kaybettim Karabağ’ım. Ah parmağım! Ah kardeşim!

Unutmadı seni kardeşlerin; unutur mu hiç,

Kardeş kardeşi bırakır mı en zor anında?

Karabağ’ım yollara düştük senin için mecnun misali…

Bağrında yanan aleve su serpmeye yürüdük yine şubatın soğuk günlerinde…

Biz de yandık, biz de eridik,kafatasımız yüzüldü hissettik.

" Ben Türk’üm!" dedikçe açıldı etrafta güller.

Hasretim sana ey Karabağ!

Cennet kardeşleri,cehennem canileri bekler.

Masumlar tarihte gizlenir, yüreğim Karabağ’da filizlenir.

İlle de kardeşim, ille de parmağım; "Karabağ’ım!"

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner130