banner289

ADD Çine’den Seslendi ;

“Emperyalizme, Gericiliğe karşı Sonuna Kadar Mücadele Edeceğiz”

ADD Çine’den Seslendi ;
banner269

Atatürkçü Düşünce Derneği Aydın İli Şubeleri Eşgüdüm toplantısı 15 Şubat 2015 Pazar günü Çine Şubesinin ev sahipliğinde Su Cafe ‘de gerçekleştirildi.

Eşgüdüm toplantısına Aydın ili genelinde faaliyet gösteren Aydın, Kuşadası,  Güzelçamlı, Söke, Germencik, Çine, Kuyucak, Karacasu,  İncirliova, Davutlar, Nazilli,  Akbük şubelerinden başkan, yönetim kurulu üyeleri ile ADD Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Bölge sorumlusu Tolga Kale, ADD Aydın İli Eşgüdüm Sorumlusu Günver Güneş katıldılar.Toplantıda ADD Aydın İli Şubeleri yönetim kurulu üyelerinden 52 kişi yer aldı.  Toplantıya ev sahipliği yapan ADD Çine Şubesi Başkanı Ayşe Aşkar’ın açışlış konuşması ile başlayan toplantı sonrası Divan seçimi yapılmıştır. Divanın oluşumunun ardından, gündem’e geçilmiştir.

Eşgüdüm toplantısı İl Eşgüdüm Sorumlusu Aydın Şube Başkanı Günver Güneş tarafından yönetilen toplantıda Şube Faaliyetlerinin Değerlendirilmesi-Kültürel-Sosyal Etkinlikler- ADD Küçük Genel Kurul Değerlendirme- 1-31 Aralık İtibarıyla Üyeliklerin düşürülmesi, Genel Merkez 1/3 payın gönderilmesi, Üye İletişim Formlarının Düzenlenmesi, ADD Dostları Projesi, ADD Üyeliğini özendirme Üyelik Kampanyası, İktisadi İşletme Açılması konusu- Şube Genel Kurulları ile İlgili Görüşme-Denetim Geçiren Şubeler- Yenilenen Şube Yönetimleri-üye iletişim bilgi formlarının düzenlenmesi- Atatürkçü Düşünce Dergisi- Atatürkçü Aydın Dergisi –Gençlik Kolları- Kadın Kollarının Oluşumu-Atatürkçü Düşünce Derneği Aydın İli Şubeleri Facebook Sayfasının şubelerce benimsenmesi,  2 Aylık Çalışma Takviminde Yer Alan Etkinliklerin Çıkarılması- - 17 Şubat Medeni Kanunun Yıldönümü Kuşadasında M. Esat Bozkurt Anıtının Açılışı Katılım-  Şubat Halkevlerinin 83. Yıldönümü- 3 Mart Devrim Yasalarının 91. Yıldönümü- 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü-12 Mart İstiklal Marşının Kabulünün Yıldönümü- 18 Mart Çanakkale Zaferinin 100 yıldönümü- 23 Nisan Ulusal Egemenlik- 24 Nisan Ermeni Tehciri 100. Yılı Soykırım İddialarına Yönelik Etkinlik , Yeni Açılacak Şubeler Bozdoğan- Yenipazar- Koçarlı- Yeni Temsilcilik potansiyeli olan yerlerin yanısıra Ülke Gündemi İç Güvenlik Yasası, Meslek Odalarının Kapatılması,  Toprak satışı ile jeotermal enerjinin kullanımı gibi konular tartışılmış görüş alışverişinde bulunulmuştur.  Dilek ve Temennilerin ardından ADD Nazilli Şubesinden Hasan Güner tarafından Eşgüdüm sonuç bildirgesi  okunmuştur. Bir sonraki Eşgüdüm toplantısının Karacasu’da yapılmasının kararı alındıktan sonra anı fotoğrafları alınmış ardından toplantıya son verilmiştir.

ADD AYDIN ŞUBELERİ ÇİNE EŞGÜDÜM TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ

Türkiye’de AKP iktidarı ile son dönemde yaşadıklarımız seçimi kimin seçileceğine indirgeyen ve seçimle iktidarın yerleştirilişini ve devletin işleyişinin dönüştürüldüğünü hala göremeyenlere ders niteliğindedir. DİKTATÖRLÜĞÜ seçimlerle kuruyor, yüz yılı aşan devlet geleneğimizin çözülüşüne seçimlerle teslim oluyoruz. Milli iradenin çarpıtılışını görmezden gelerek milli iradenin sopaya dönüşmesine toplumun en azından yarısı göz yumuyor.

Türkiye’de İktidardan ayrı, gerektiğinde iktidarı da frenleyebilecek bir devlet gücü kalmamıştır. Ülkemiz  AKP, önceki İslamcı siyasetlerden farklı olarak, ABD emperyalizmiyle tam uyum içinde iktidara gelmiştir. İslamcılık’ın hedefi, dünya çapında İslamcı bir düzen kurmaktır. Bu amaç doğrultusunda herkesle ittifak yapmaktan çekinmemektedir. “Milli irade her şeye kadirdir” söylemi demokratik bir söylem değildir. Hitler örneği hala tazeliğini korurken..Bu tamamen hukuk dışı bir süreçtir. Bu sürece alet edilen şey de halkın oyudur.  Hiç kimse birilerini  halk seçti diye, onun  istediği her şeye razı olmak zorunda değildir. Et kokunca tuzlarsın, tuz kokunca ne yaparsın? Türkiye’de tuz koktu. yargı bağımsızlığı ile yargıç dokunulmazlığını savundum. Şimdi öyle bir duruma getirdiler ki, yargıç bağımsızlığını savunmak artık demokrasiyle bağdaşmıyor. Yargı çerçevesi içinde, hakla hukukla adaletle en ufak bir şekilde bağdaşmayacak, kendi deyimleriyle söyleyeyim, “kumpas kurarak”, birtakım adı dava olan, ama aslında dava falan olmayan işler yürütülüyor..... Şimdi Türkiye’de olağan koşul kalmadı. Anayasaya bağlı kalacağına namusu ve şerefi üzerine and içenler  bugün anayasadaki yetkilerin yeterli olmadığını dile getirebilmektedir. Tüm yetkileri kendinde toplamak isteyen ve 12 yıldır orduya, cumhuriyet kurumlarına yargıya eğitim kurumlarına sivil darbe yapanlar, şimdi de hükümete doğrudan darbe yapmaktadır. AKP’nin istediği başkanlık, aslında, Fransa gibi, demokratik gerekler içinde kalan yarı başkanlıklara da uymuyor. Siyasi güç padişahtan meclise geçmiştir. Amaç meclisi güçsüzleştirmektir. Bu tabloda milletin başkanlık istediğini savunmak aklımızla dalga geçmekten öteye anlam taşımıyor. Türkiye artık devletin gitgide meşruiyetini yitirdiği, sulandırıla sulandırıla erimeye yüz tuttuğu bir siyasi çözülme sürecine girmiştir. Yasallığın dayanağı olan koşulları, iktidarın uygulamaları ortadan kaldırmıştır.

Paralel yapı ile mücadele ediyoruz denilerek Türkiye’de yaşanan adaletsizlikleri, hukuksuzlukları, yolsuzlukları, hırsızlıkları unutturacağını zanneden AKP İktidarı geçmişte aynı yapı için “ne istediler de vermedik” dediğini unutmuş görünüyor. Bunlarla birlikte yıllardır her türlü yalana, talana, çalana, yolsuzluğa, hukuksuzluğa ortak olan, Yurtsever insanlara yıllarca Silivri’de zulüm yapılmasına çanak tutan,  Kendi ordusuna terörist muamelesi yapanların samimiyetine kim inanabilir.

Üniversite, yargı, medya, silahlı kuvvetlerden başka TBMM’deki AKP çoğunluğu ile yasama organını bile emrine alanlar rüşvet ve yolsuzlukların üzerini örterek, 17-25 Aralık yolsuzluk günlerinden şimdilik kurtulmuştur.  

Paralel yapı adını verdikleri bu yapıyla kolkola girerek, ülkemizi ihanete varan olayların eşiğine getirenler, terör örgütünün değirmenine su taşıyanlar, ülkeyi sefalete sürükleyenler şimdi kendilerini, yolsuzluğa batmış bakanlarını kurtarma telaşı içine girmişlerdir.  

İslam dünyasının lideri olmak ve sürekli alkışlanmak için dünyanın en ücra köşelerine para dağıtanlar sıra kendi vatandaşlarına,  Soma ve  Ermenek’e geldiğinde görmezden gelebilmişlerdir. Ülkenin kaynaklarını kendi çıkarı için har vurup, harman savuranlar sözkonusu emekçiler, çalışanlar, emekliler ve asgari ücretliler olduğunda sessizliğe bürünmüşlerdir.

Kimi milletvekilleri  “90 yıllık reklam arası sona erdi” diyerek, Türkiye Cumhuriyeti'ne ömür biçmekle gaflet, dalalet ve hatta hıyanet örneği sergilemektedir. 90 yıllık “reklam arası” denilen demokratik ve laik cumhuriyetimiz sahipsiz değildir. 13 yıllık “sivil darbe” döneminin de sonunun geleceği unutulmamalıdır. Sivil darbe döneminin tüm yöneticilerinin, yaptıkları hukuksuzluklarla, yolsuzluklarla ve hainliklerle yargılanıp, cezaevini  boylayacakları da unutulmamalıdır.

Millet istiyor denilerek, laik ve demokratik cumhuriyetimizle kavga sürdürülmektedir. Osmanlı’ya ve olmayan Osmanlıca’ya övgü düzülerek, gündem değiştirmek isteyenler, hırsızlıkları, yolsuzlukları gizlemek niyetindedirler. Son günlerdeki Osmanlıcılık tartışmaları da, aynı amaca hizmet etmektedir. Yapılan kaçak saraylara külliye adı verilerek hep Osmanlı’ya özlem duyanlar, cumhuriyet aydınlanmasından payını alamamış zavallılar olarak kalacaklardır. 

Hükümet tarafından hazırlanan iç güvenlik paketi ile yapılmak istenen rejim değişikliğidir. TBMM’de görüşülmeye başlanan iç güvenlik yasa paketi sıradan bir yasa teklifi olmayıp demokratik rejimi hukuk devletini ortadan kaldırarak faşist ve baskıcı bir düzenin yasalaştırılması çabasıdır. İç güvenlik adı altında gelinecek nokta iktidarın kendi siyasi amaçları doğrultusunda yargının devre dışı kaldığı ve yürütmeye teslim olduğu vatandaşların kişi ve hukuk güvenliğinin kalmayacağı sıkıyönetim uygulamasıdır. Hukuk devletinde olamayacak ve anayasaya açıkça aykırı düzenlemeler öngören bir pakettir. 

Türkiye’de son 10 yılda Cinsel istismar, Kadına yönelik tecavüz-şiddet ile Uyuşturucu suçları büyük ölçüde artarak tavan yaptı. Bu ahlaki erozyonun siyasi sorumlusu; Sosyal proje ve politikalar üretmeyen, önleyici çalışmalarda yetersiz kalan 12 yıldan beri iktidarda olan AKP Hükümetleridir.

Atatürkçü Düşünce Derneği Olarak Ülkemiz üzerinde sahnelenen bütün kirli oyunlara karşı sonuna kadar mücadele etme kararlığındayız. Kemalist ilke ve devrimlerin yol göstericiliğinde, Tam bağımsızlığa sarılarak, emperyalizme karşı direnerek. Karanlığa, gericiliğe, faşizme karşı Aydınlanma bayrağını taşıyarak. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletine sahip çıkacağız. Ulus devleti ve ulusal kimliği savunacak,  Atatürk Türkiye’sini ve ulusal bütünlüğümüzü koruyacağız., 

ADD Büyük Ortadoğu Projesi’ne alt kimlikler, din ve mezhepler üzerinden çatışmaya, bölünmeye, özerklik projelerine hayır diyecek özgürlük ve bağımsızlığın timsali bu topraklarda Atatürk’e saldıranlara, heykellerini yıkanlara, ay yıldızlı bayrağımızı yakanlara aynı sertlikle karşılık verecektir. Kamuoyuna duyurulur.

 

ADD AYDIN ŞUBELERİ









Güncelleme Tarihi: 16 Şubat 2015, 16:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner290

banner130

banner291