banner289

61.Hükümet Ekonomi Bakanı Ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan “Ateş Çemberiyle Sarılmış Durumdayız”

61.Hükümet Ekonomi Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan Aydın’da sektör temsilcileri ile biraya gelerek ülke ve Aydın ekonomisini değerlendirdi. 13 yıllık AK Parti hükümetini ve yaklaşan 1 Kasım seçim sürecini de değerlendiren Babacan çarpıcı açıklamalarda bulundu.

61.Hükümet Ekonomi Bakanı Ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan “Ateş Çemberiyle Sarılmış Durumdayız”
banner269
 AK Parti İl Başkanlığının organizasyonu ile Has Mahal’de gerçekleşen “Aydın İş Dünyası ile Buluşuyor” toplantısına  geçmiş dönem Kültür Turizm Bakanı Atilla Koç, geçmiş dönem Bayındırlık ve İskan Bakanı Cengiz Altınkaya ile AK Parti Aydın Milletvekili Adayları  Mehmet Erdem, Abdurrahman Öz, Mustafa Savaş, Ersin Esenlik, Metin Yavuz, Hakan Çağlar Er ürker ile AK Parti İl ve İlçe yönetimleri Aydın ve ilçelerinden pek çok sektörden temsilciler, oda başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve partililer katıldı.

Türkiye’nin Çok Dikkatli Olması Gerekiyor

Türkiye’nin son günlerde sıkıntılı günlerden geçtiğini söyleyerek sözlerine başlayan Babacan Türkiye ekonomisinin şu anda en önemli 3 sorunu olduğunu bunların da bölgenin durumu dolayısıyla jeopolitik sorunlar, siyasi istikrarsızlık ve terör olduğunu söyledi. Babacan sözlerine şöyle devam etti. “İçinde bulunduğumuz coğrafya problemlerin büyük olduğu bir coğrafya. Dünya ekonomisinde baktığımızda da problemlerin gerçekten çok fazla olduğunu görüyoruz. Dünya ekonomisinde ki son gelişmelere bakacak olursak, 2008-2009 krizi hala tam anlamı ile çözülmüş değil. Belki krizin en derin noktası en kötü noktası gerimizde kaldı ama hala dünyada bir normalleşme çabası olduğunu görüyoruz. Özellikle gelişmekte olan ülkelere baktığımızda son birkaç yıl gelişmekte olan ülkelerin daha olumsuz etkilendiği bir dönem oldu. Rusya ekonomisi şu anda daralan küçülen bir ülke.150 milyar dolar sermaye kaçışının yaşandığı bir ülke. Ukrayna, Brezilya ekonomilerinde de küçülmeler bekleniyor. Bu şu demek gelişmekte olan ülkelerin geneliyle ilgili bir sıkıntı yaşandığını göstermektedir. Türkiye’de bu grupta yani gelişmekte olan ülkeler arasında. İçinde bulunduğumuz coğrafyada savaşlar yaşanıyor. Artık tarafları çoğalmış belli başlı ülkelerin müdahil olduğu sayısız terör örgütünü bulunduğu bir iç savaş bu. 300 binde fazla insan öldü. Sadece ülkemizde 2 milyondan fazla Suriyeli var. İşte böyle bir coğrafyada Türkiye’nin kendi içinde çok, çok dikkatli olması gerekiyor. Adeta bir ateş çemberiyle sarılmış durumdayız.

“Geri Adım Atmak Yok”

Önemli bir imtihandan geçiyoruz. Haklı olan bu imtihanı kazanacak. Haklı olan her zaman güçlüdür. Devlet tam olarak görevini yapıyorsa, Devlet hizmetleri yurdun dört bir köşesine ulaşıyorsa, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda her türlü alt yapıda dünya standartlarını yakalamış bir Türkiye’den bahsediyorsak, artık bu ülkede teröre yer yoktur. Bu mücadele biraz vakit alabilir.30 yıllık bir problemi 30 günde 60 günde çözemeyebilirsin ama kararlılık olduğu sürece bu mücadele devam edecektir. Güçlü Türkiye’nin dünyanın her tarafında etkili olmaya başlamasından rahatsız olanlar var. Türkiye dünyanın neresine giderse gitsin büyük bir sevgiyle karşılanıyor. Dünya Türkiye’ye kucak açıyor. Türkiye bütün dünya ile entegre oluyor, bu da iş dünyamız için önemli kapıları açıyor. Bugün birçok ülke ile olan yatırım ve ticaretimiz bundan 10 sene öncesine göre çok, çok farklı bir noktaya gelmiştir. İnşallah bu yatırım ve ticaretler önümüzdeki dönemde de artarak devam edecek. Asla geri adım atmak yok. Siyasi istikrar bir ülkede ekonomik istikrarın temelidir. Siyasi istikrar zemini güçlü olmayınca o ülkede nasıl bir ekonomik problem uygularsanız uygulayın hatta elinizde ne kadar doğal kaynak, ne kadar hazır para olursa olsun ekonomik istikrarı sağlamak zordur. Şöyle geçmişe baktığımızda rahmetli Adnan Menderes, rahmetli Turgut Özal dönemlerinde Türkiye’de tek partinin iktidar olduğu zamanlarda Türkiye daha çok kalkınmış, daha çok reform yapmış, refah daha fazla artmış. Koalisyon dönemlerine baktığımızda Türkiye ya vasat bir performans ortaya koymuş, yerinde saymış ya da gerilemiştir.

Dönüşüm Programlarını Açıkladık

Bizler gençlerimizi ne kadar iyi yetiştirebilirsek ülke ekonomisine de o kadar fazla katkı sağlamış oluruz. Gençlerimizin bilgi ve beceri ile donatılması en büyük hazinemiz olacaktır. Büyük ve genç nüfus iyi yetiştirilirse bir ülke için en büyük hazinedir. Önümüzdeki dönemde de eğitim bizim en çok önem vereceğimiz konular arasında. Bunu da sanayimiz ile el ele yapmak istiyoruz. G 20 ülkelerinin hiçbirinde olmayan kadar detaylı bir reform hazırlığı yaptık. 25 tane dönüşüm programı açıkladık. Bunlar sanayicimizde teknoloji seviyesinin yükseltilmesinden tutun daha çok katma değer üretmeye kadar verimliliği artırmadan tutun tarımda suyun daha etkin kullanılmasına kadar çalışan insanlarımızın Türkiye’nin bir finans merkezi olmasına kadar tedbirler aldık” şeklinde konuştu.

Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.





Güncelleme Tarihi: 26 Ekim 2015, 16:06
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner290

banner130