banner289

Sesimizi Duyan Var Mı?

Çine’nin en verimli ovalarının bulunduğu Umurköy Ovası’nda bilinmeyen hastalık nedeniyle mısır tarlaları kurudu. Hastalığın ilk defa bu sene görülmesi üreticiyi çaresiz bıraktı.

Sesimizi Duyan Var Mı?
banner269

Umurköy Ovası’nda hızlı bir şekilde yayıldığı gözlemlenen hastalığın, bazen ikinci hasattan sonra görüldüğü öğrenildi. Hastalığın bu sene fazla nem veya başka nedenlerden, mısır hasat zamanı gelmeden görülmesi çiftçiyi zor durumda bıraktı. Umurköy Ovası’nda görülen mısırdaki hastalık,  Eskiçine, Camızağılı, Kargı, ve Kabataş ovalarına da yayılmış durumda. Umurköy Ovası’da mısır eken Hüseyin Savran, Mehmet Eşiyok ve Mustafa Ali Güçlü’nün tarlalarında görülen hastalık ürünün tamamımın ziyan olmasına sebep oldu. Çiftçiler bu seneye kadar böyle bir hastalıkla hiç karşılaşmadıklarını, yetkilileri göreve davet ederek, bu hastalığa bir çare bulmalarını istediler.

“Çiftçi hasat öncesi perişan”

Üreticinin yüzü mısırdan gülecek derken bu hastalıkla karşılaştık, kimi tarlalarda hastalık var kiminde yok diyen Umurköy Mahalle Muhtarı Şerafettin Kaygusuz, “Çiftçi hasat öncesi perişan, çare arıyoruz. Hastalık mı var ne olduğu belirsiz. Verim alınmaz bu mısırdan, içi boş. Dolu, sel felaketi olacakmış. Kooperatiften gübre, mazot alıyoruz, kooperatif ne yapıyor TARSİM sigortası yapıyor, geçerli değil. Ziraat Bankasından kredi çekiyoruz tekrar TARSİM sigortası yapıyor. Orası TARSİM burası TARSİM. Mısır göbekli, tazeyken çürüdü mü bitti.  Tüccar almaz bunu zaten. Çiftçi hasat öncesi perişan, çare arıyoruz. Başımıza bir durum geldi, bizimle ilgilenen kimse yok. Çiftçinin borcu var, tarım kredisi alıyoruz. Topraktan mı? Tohumdan mı? Gübreden mi? Bilmiyoruz. Çiftçinin bu konuda bilgilendirilip neler yapılabileceğini neler yapılamayacağını gösteren uzman kişilere ve yetkililerden bu konuda yardım bekliyoruz” dedi. 

“Acilen teşhisi konulmalı”

Henüz etki alanları ve teşhisi tam olarak ortaya konulamayan hastalıkdan, çiftçilerin büyük sıkıntı çektiğine dikkat çeken Çine Ziraat Odası Başkanı Özkan Atıgan, “Eyer görülen hastalık mantarsa bu bölgeye 5 sene mısır ekilmemesi gerekir, 5 sene tohum ekmezse bizim çiftçimizin hali ne olur. Bu sene mısır hastalık nedeniyle yere yatmış, biçerdöver nasıl hasat eder bu ürünü? Şimdi yapılacak bir şey yok gibi görünüyor ama bizler önümüzdeki yıllar için ne yapabiliriz? Tarlada ürünün bakılması lazım, toprak mı ilaçlanacak, tohum mu değiştirilecek ne gerekiyorsa yapılmasını istiyoruz.  Eylül de hasat yapılacak, fiyatlarda da bir düşüş olursa çiftçimiz perişan olur. Hastalıklı mısırın içi boş satmaya kalksa alan olmaz, çiftçi kendi hayvanına yetirmeye kalksa ne olduğu belli değil ve verimde alamazlar. Hastalıktan dolayı mısırların hepsi yatmış, hasat yapılması mümkün değil.” dedi.

“İlgili ve yetkililerden destek”

Mısırdaki hastalığın daha fazla yayılmaması için yetkili kurumları uyaran Başkan Atıgan, gereken tedbirlerin alınmasını istedi. Atıgan, “Bizim ana ürünümüz mısır olduğu için büyük bir sıkıntı yaratıyor. Pamuktan kaçtık, karpuz, sebze, biberden, tütünden bittik elimizde bir mısır kaldı. Mısırda olmazsa çiftçimizin yapacak bir şeyi kalmaz. Bu konuda ilgililerden destek ve araştırma bekliyoruz. Uzmanlar gelsin bilgilendirme yapsın. Uzmanlar gelince bu çeşit ekmeyin, şu çeşit ekin diyecekler. Bornova araştırmadan, Ege araştırmadan, Tarım Bakanlığı yetkililerinden, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesinden, Tarım İl Müdürlüğü yetkililerinden gelsinler bu bölgemizde inceleme yapsınlar. Çiftçilerimiz zor durumda. İlgililerden acilen mısır hasadı öncesinde teşhisinin konup çiftçimizin bilgilendirilmesi istiyoruz. Silajlık mısır ve dane mısır üretimi yapan en az 2000 çiftçimiz var.  Çiftçi mısırdan vaz geçemez. Dane mısır ağırlıkta olmak üzere mısır ve hayvancılık çiftçimizin gelir kaynağıdır. Rekolteyi dekarda bin 500 ton beklerken, bırak rekolteyi hasat yapılmaz bu şekilde, ürün tarlada kalır. Tarım, üniversite, Ziraat Odaları, Ziraat Mühendis Odaları ile üreticilerin çözüm için bir araya gelmelerini talep ediyoruz." şeklinde konuştu.

Çaresiz kaldım!

Yıllardır mısır eken Hüseyin Savran, “Geçen sene fıstık ektim, fıstığı kaldırdıktan sonra nadasa bıraktım. Bu sene tarlama 25 Haziran’da mısır ektim, normalde Eylül’ün 20’sinde hasat yapmam gerekiyordu. Neden olduğu belli olmayan ürünüm hastalığa yakalandı. Tarım Krediye ilettim bu hastalığı, yetkililer ‘Bizim yapabileceğimiz bir iş yok’ dediler. Ben çaresiz kaldım, borçlarımı, kredilerimi nasıl ödeyeceğim. Bu hastalık tohumdan mı, topraktan mı yoksa havada oluşan nem fazlalığından mı meydana geldi bunu bulmaları gerekmez mi? 50 dönümlük tarlamda her yerinde var bu hastalık. Yalnız benim tarlamda değil diğer tarlalarda da görülüyor bu hastalık, hızla yayılıyor. Tüm yetkililerimizden bu duruma bir çare bulmalarını istiyoruz” dedi.
















Güncelleme Tarihi: 25 Ağustos 2015, 08:30
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner290

banner130

banner291