05 Eylül 2010 Pazar Saat 00:16
SAYAÇ
Aktif     : 4
Bugün   : 8
Toplam : 139139
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
DAĞARCIK
dagarcik09@hotmail.com
İşsizler Ordusuna Yeni Katılacaklar
03 Mart 2010 Çarşamba Saat 11:39

TÜİK, ekonominin içine düştüğü çaresizliği açıkladı. Geçen yıl, işsiz sayısı 860 bin artmış, yüzde 14 olmuş. Kara tablonun rakamı 3 milyon 471 bin gibi korkunç bir rakam…  

İşsizlik sayısı gençler arasında hızla artarken, İŞKUR’un kapısında umut arayanların sayısı da fazlalaşıyor. Birkaç kişilik kadro için binlerce kişi kurumun kapısında kuyruklar oluşturuyor. Gençler arasındaki işsizlik her geçen gün daha da büyüyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı rakamlara göre genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 25,3 olmuş. Böylece her dört gençten birinin çalışmak istediği halde iş bulamadığı ortaya çıkıyor. 2008 yılında Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı rakamlara göre bu oran yüzde 20,5 düzeyindeydi. İstihdamın sektörel kompozisyonunda, tarımın istihdam içindeki payının 1 puan, hizmetler sektörünün payının 0,5 puan arttığı, sanayi sektörünün payının ise 1,6 puan gerilediği görülüyor.
            Yaptığı işten ötürü herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı da bir önceki yıla göre 0,3 puanlık artışla yüzde 43,8 olarak gerçekleşti. Bu dönemde, bir önceki yıla göre tarım sektöründe sosyal güvenlikten yoksun çalışanların oranı yüzde 87,8’den yüzde 85,8’e geriledi, tarım dışı sektörlerde ise yüzde 29,8’den yüzde 30,1’e yükseldi. 2009 yılında, Türkiye genelinde işgücüne katılma oranı, bir önceki yıla göre 1 puanlık artışla yüzde 47,9 olarak gerçekleşti. Erkeklerde işgücüne katılma oranı bir önceki yıla göre 0,4 puanlık artışla yüzde 70,5, kadınlarda ise 1,5 puanlık artışla yüzde 26 olmuş.

Bunları biz demiyoruz. Devletin kurumları ve resmi rakamlar söylüyor. İşte bu araştırmalar ve gerçekler birilerinin önüne konduğu zaman da sigortalar atıyor ve büyük medyalarda yazan duayen ağabeylerimizin kafalarında kabaklar patlamaya başlıyor. İyi ki bir bardak çay karşılığı yazıyoruz. Yoksa patron ile bizim de başımız bayağı belaya girecekti(!). Şu işsizler ordusuna biz de katılacak ve içtiğimiz bir bardak çaydan da olacaktık…

Bu durum ülke geneli ile ilgili. Artık neyin nereden nasıl tutulacağı belli değil. Nasıl tutasınız ki her şey çürümüş. Tuttuğunuz yerden kopuyor. Zaten çürüdüğü için yaydığı kokulardan her kes muzdarip…

Daha öncede yazmıştım. Haberleri artık dinlememeye çalışıyoruz diye. Ama yine TV de sabah haberlerini hiç olmazsa sinirlenmeyecek şekilde son gündem de neler var diye izlerken, Nevşehir deki işsiz babanın Ata’nın huzurunda ağlayarak yaptığı şikâyetine takıldık. Kendisini dinleyenler de ağlıyordu. 2 gün önce ev sahibi tarafından evden atıldığını cebinde 160 krş. olduğunu, yarın ne alabileceğini, çocuğunun okuldan istenen parasını nasıl temin edeceğini göz yaşları içerisinde haykırıyor ve soruyordu. Bizim kahvaltı gitti mi güme… Hanım da başladı onlarla birlikte ağlamaya. Çaresizlik sarıverdi benliğimizi boydan boya... Ne yapabilirdik Nevşehir’e. Ne yapabilirdik Aydın da yol kenarında arsaya terk edilen hamile anne ve çocuklarına. Ha; bizim Devletimiz sosyal bir devletti değil mi?...   

 “Birileri” memleketi germekle, bu işlerin müsebbibinin yazarlar olduğunu söylüyor. Patronlar tarafından cezalandırılmaların talep ediyor. Bizi “teğet” geçeceği için tınlamadık bile… Ama O babanın ve bizim hanımın gözyaşları, şahsıma verilen en büyük ceza idi. Öğle vakti yaklaşmasına karşın bir nebze olsun açlık hissetmiyoruz…

Elimiz varmıyor ya yinede paylaşmak istiyoruz. Tariş İncir, Üzüm, Pamuk ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri, Türkiye’de kooperatifçiliğin tarihsel gelişim sürecinde oldukça seçkin ve onurlu bir yer tutmakta, kökleri 1915 li yıllara dek uzanmaktadır. 20. yüzyılın başlarında Ege Bölgesi ’nde bazı ürünlerde dışa bağımlılığın dış ticarette dalgalanmalara yol açması nedeni ile çiftçinin bin bir güçlükle yetiştirdiği ürününü satamaması, çoğu kez de ürün teslim etmek koşuluyla borçlandığı tefecilerin oyuncağı olması üzerine, İzmir Yemiş Çarşısı ’nda kurulan tekelin kırılması ve incir üzerinde oynanan olumsuzlukların giderilmesi amacıyla örgütlenmeye gidilerek, 29 Ocak 1912 ’de Germencik ’te, 4 Şubat 1912 ’de ise Aydın’da Ege ’li incir üreticilerinin gerçekleştirdiği üretici kongreleri ile Ege Bölgesi ’nde Tarım Satış Kooperatifleri ’nin kuruluşuna gidilecek ilk adımlar atılmıştı. Yani Tariş’in kuruluşu ve kökü Aydın idi. Ne yazık ki Aydın Tekstilden sonra bu koca çınar da kurumak üzere. Balkanların en büyük iplik fabrikası kapatılmış, işçileri çıkarılmıştı. Pamuk paralarını alamayan çiftçiler İzmir’i yol etmişlerdi. Bütün iyi niyet ve gayretlere rağmen borçları çığ gibi büyüyen Tariş de yeni işçi çıkarımlarının gündemde olduğunu duyduk. Çaltı köyünde bulunan Tarişzedelere, Çine’mizden yenilerinin katılacağı ihtimali bile korkunç. Yabancıların eline geçen bir bankanın bütün mal varlılarına her an el koyacağı dedikoduları dolaşıyor… Böyle olursa, çalışan hemşerilerimizin de asıl “hedef” alınması gereken orduya katılacakları ufukta görünüyor. Umarım aylıklarına güvenerek borçlanan ve kredi kart harcaması yapanları yoktur.. Çinelileri ve ailelerini üzecek durum inşallah gerçekleşmez. Ama düşük ücretle belirli bir süre izin durumu ortaya çıkarsa, biliniz ki tsunami başlamıştır…

 

Bu yazı toplam 111 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Halil KÖKEN
PAKİSTAN