Bir önceki yazım “Sol
Nedir?” idi. Bu yazımda, “Sosyal
Demokrasi nedir, ne değildir?” bunu irdeleyeceğiz.
Sosyal Demokrasi,
sermaye ile emek arasında bir bütünleşmeden yana değildir. Benim bildiğim
sosyal demokratlık, taraftır. Paranın egemenliğine son vermek, emeğin, aklın ve
ahlakın düzenini kurmaktır.
Sosyal Demokrasi,
insanların uygar bir toplumda yaşamasını sağlamak, eşit koşullarda özgürlüğü
toplumun her kesimine yaymaktır. Birlikte kazanılan, birlikte paylaşılmalı,
birlikte tüketilmelidir.
Sosyal Demokrasi,
özgürlükleri bir bütün şekilde görebilmektir. İster din olsun, ister sendika
veya siyasal görüş özgürlüklerinin tümünü kendi özgürlüğümüz olarak sahip
çıkmaktır. Acı çeken, haksızlığa uğrayan tek bir kişi olsa bile ona sahip çıkıp
acısını yüreğimizde hissetmek ve paylaşmaktır demokratlık. Bunu yaparken de o
insanın bizden olup olmayışı hiç önemli değildir. Önemli olan insan olmasıdır.
Çünkü sosyal demokrasi, sivil toplumun ideolojisidir.
Sosyal Demokrasi,
yenileşme, topluma yeni bir hedef getirmektir.
Sosyal Demokrasi,
geleceğe dönük yeni bir uygarlık anlayışının temellerini atmaktır. Fırsatçılığa
değil, fırsat eşitliğine dayalı bir modeldir.
Sosyal Demokrasi,
doğada bulunan her şeyimizi toplum yararına faydalı olabilecek şekilde
paylaşmaktır.
Sosyal Demokrasi,
madenlerimizi, ormanlarımızı, bakir topraklarımızı, kirletmeden sularımızı
sahip çıkmaktır. Onları halkın yararına, halkın çıkarına kullanmaktır.
Sosyal Demokrasi,
işyerinde sendikal veya siyasal nedenlerle işçi çıkaran, işçiyi sarı
sendikalara mahkum etmeye zorlayan sermaye guruplarına karşı çıkmaktır.
Sosyal Demokrasi,
Tekel işçilerinin, maden işçilerinin, itfaiye işçilerinin ve tüm emekçilerin
mücadelesini destek vermek ve yanında kol kola, omuz omuza olmaktır.
Sosyal Demokrasi,
tütünü, pamuğu, pancarı elden çıkaran, fabrikalarımızı, kamu kaynaklarımızı
yabancı şirketlere peşkeş çeken AKP Hükümeti’ne var gücünle karşı durmaktır.
Sosyal Demokrasi,
belediyelerin arka bahçesi olarak, son yıllarda tüm yurdumuzda kurulan adeta
“ucuz işçi tacirliği” görevini de üstlenen, hemen hemen her belediyenin de
kuruluşuna dolaylı intikal ettiği Çipaş benzeri şirketlere karşı olmaktır.
Sosyal Demokrasi,
sağlıkta, eğitimde fırsat eşitliğine evet, paralı eğitime, paran kadar sağlık
anlayışına hayır diyebilmektir.
Sosyal Demokrasi,
asgari ücretin 600 TL bile olmadığı ülkemizde, işçinin, memurun, emeklinin
geçinebileceği, yaşayabileceği iyi bir ücret almasını sağlamaktır.
Sosyal Demokrasi,
Kaz Dağları’nda, Balya’da, Bergama Ovacık’ta, Rize Anzer Yaylası’nda, Köyceğiz
Yuvarlak’da, Çine Madran Dağı’nda su tacirlerine, maden tacirlerine karşı,
suyumuza ve madenimize, ormanlarımıza sahip çıkmaktır.
Boşa akan sularımız yoktur, ayrıca ülkemiz üç yanı denizlerle
çevrili olmasına rağmen, kullanılabilir ve içilebilir su rezervi bakımından
yoksul bir ülkedir. Önümüzdeki yıllarda dünyada su savaşları çıkarsa o zaman ne
kadar haklı olduğumuzu göreceksiniz!
Demokratlık, ilkeli
ve bilinçli yürümektir. Siyaset ise ileri görebilme sanatıdır.
sosyalizm dunya uzerinde var ama bizler turk sosyalizm olusmaya calisiyoruz ulke icinde baskasinin ekonomisi guclu olmasi onun sosyalizm dusunmedigi anlama gelmez ben bodrumda kaltun su satis elaniyim dusunun sizin elestiri yaparken cineye zarar vermesin evet belki para kaltun fabrikaya geliyor ama cine gibi kucuk ama sonusta para giriyor dunya ulkeleri kapilalis dusunce baska ulkeleri uyguluyor amarika kendi zenginini guc olarak kulaniyor biz tam tersi gendi zengin somurucu gozlebakma
12 Mart 2010 Cuma Saat 14:45
Demaslı
Sen kendin sosyal demokratmısın birdahaki yazında bunu alırmısın